Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİZİ BIRAKTILAR

        Anam.Kerimoğlu Apdullah Kızı,o zamanlar Bozkır'a bağlı Sandı köyü doğumlu(1933) Fatma SORKUN (Özkan) köylerinin konumuna göre Güneşin battığı istikametteki Kayacık Köyüne Dedem Sorkun'lu Saitlere gelin olup,Babam Kemal SORKUN'un eşi olmuş,2 ölen kardeşim haricinde en büyükleri ben olmak üzere 2 kız 4 oğlan 6 çocuk doğurmuş.Anam kendisini ölüp bırakıp giden Babamın ona yaptığı Konya'daki evinde ömür tüketiyor..18/Kasım-2015   Ahh güzel Anam,içimdeki hiç dinmeyen sevdam,akarsuyum,güneşim,otlakları bol,havası temiz güzel yaylam.. Çok düşündüğüm şeyler oluyor zaman zaman,bazı zamanlar ise koyuver koyunun başını nereye otlamaya giderlerse gitsinler diyorum.Babam babasının öküzlerini güderken ilkokuldan sonra Ereğli-İvriz Köy Enstitüsünü kazanıp Dedemin haberi olmadan kayıt olarak Ataerkil aileye ilk baş kaldırıyı başlatıp kendi geleceği üzerinde kararını vermiş.Okul bitimiyle eli ekmek tutar hale gelince,bitişik komşu oldukları Darıyerindeki bağda Anamı görmü...

FUTBOL TOPU

1960 ve 1970 yılları arası bizim Konya/Çumra'da olduğumuz o senelerde Babam ilköğretim müfettişlik imtihanlarına hazırlanıyordu.Çumra'da Bozkır'ın aksine saha bol fakat bu sahalarda oynayacak bir futbol topumuz yoktu.Top sahibi olan bir arkadaşımız okulun boşluklarında veya tatillerinde çok kıymete biner fellik fellik aradığımız kişi olur sözleşmişcesine tüm çocuklar onun evinin orada tünerdik.Çumra'da demiryolunun öbür tarafında oturan ya yörüklerden,ya da türkmenlerden ara ara birlikte oyunlarda takıldığımız arkadaşımız Ali Kaptan'ın güzel bir topu vardı.Çocuğun gemi kaptan lığından yada bir spor kulübünde takım kaptanı olduğundan değil soy isminin kaptan olmasından dolayı onu tüm Çumra'da tanıyanlar olarak soy ismiyle çağırırdık.Hiç unutmam Ali Kaptan'ın bizi etkileyen bu güzel topuna bir maç esnasında  alıcı olup sevinerek eve,evde müfettişlik sınavları için hazırlanan Babam'a gitmiştik.Ali Kaptan 15 lira fiyat biçmişti.Rahmetli Babacığım ev kirası z...

YAŞADIKÇA

    İnanılmaz doğal güzelliklerin olduğu ağaçlar,dağlar,göller,baharla birlikte yeşeren otların yanı sıra ufukların göğe değiverecekmiş gibi göz eriminize ulaşan,gün batımlarının akşamlara dönüşen zamanları.Kulaklarınızda çın çın pervasızca eksilmeksizin süren ağustos böcekleri ötüşlerine,gökyüzünde  parıldayarak ışıklar saçan yıldızlarda dahil aklınıza gelen gelebilen bir çok güzelliklere,kapalı kapılar ardında kalınan şu günlerde özlemler duyuyorsunuz.Artan nüfuslar,mülteci adı altında ülkeye sokulan ne oldukları belirsiz insan tiplemeleri,evlerde odalarda duvarlar arasında eşyalarla birlikte sıkılmışlıklar sizi bu düşüncelere,doğaya tam teslimiyetlere itiyor.Virüs gösterdiki,aniden çepeçevre baskınlar yaparcasına bizleri sarıvermesi kendimizi hiç yaşamamış gibi hissettirdi.Sanki o kadar yılları bizler eksiltmedik,sanki üzerimizden mevsimler hiç geçmedi,kaç kez geçen sonbaharları,sonbaharlardaki yaprak dökümlerini biz hiç görmedik?.Hiç bitmeyen işlerimizin olduğunu sanı...

KOZAN' da (KALBİMİ KIRA KIRA)

           Kozan'da; o yaşlarda uçarı çocuklardık.Akşamları sabırla sinema saatlerini beklerdik.Paramız olur da sinemaya girebilmişsek,aldığımız hazlara,yaşadığımız sevinçlere diyecek olmazdı.Sinema farklı bir kültür,büyük,küçük herkeslerde farklı bir tutkuydu.125 kuruş bedelle sinema salonlarında olabilmek ve ışıkların söndürülüp,makinist odasınının küçücük penceresinden karanlığı delerek karşıda beyaz perdeye akseden bir ışık yansımasıyla,filmin başlaması ve pür dikkat o filmi izlerken duyduğumuz heyecanlar.Ahh o güzel y ıllar,mazinin derinliklerine,geçen günlerle bir bir gömüldüler.Yıllar sonra yaşadığınız hayatla,mazilerde kalan geçip giden günlerinizle çok kıyaslamalar yaptığınız olmuştur.Hanginiz mazide kalan o yılları özlemediğini söyleyebilir?.Hayatları per perişan geçenlerimiz bile,şimdilerde şüphesiz o geçmişte kalan çocukluk yıllarını özler,hatıralarını anmadıklarını,o geçmiş anlarını tekrar yaşamak istemediklerini söyleyemezler.Kimler gizliden g...