O kentin yaz akşamlarında g ökyüzünde hiç sönmeyen yıldızların çokluğu vardı.Bu ışık denizinin altında usumdan masum hayaller üreterek geceler yaşadığım anlar geçirdim.Bozkır/Sonyaz mahallemizden aşağı,çarşıya doğru inerken,bahçeler;laleler,menekşeler,zambaklar,sarmaşık güller ve erguvan çiçekleri seyirleriyle zevk verirdi.Komşuluklarımız koyumu koyu,tutku doluydu,demlenmiş çaylar misali.İçten,doğal samimiyetlerle sürdürülen,beraber zamanlar geçirilen.Böyleydi kazamız Bozkır/Sonyaz mahallemizde sıra sıra evlerde komşuluklarımız.Ne severdik çocuk yüreklerimizle ilk kurduğumuz arkadaşlıkları.Sabahın körlerinde gün doğumu güneşin çavışıyla evden çıkar,bir birlerimizin evlerinin kapılarını çalardık ve sorardık kapıyı açanlara rahatça oyun oynayacağımız arkadaşlarımızı "Ali,Hasan,Mustafa evdemi" diye.Sıcacık gülüşlü Anneler Babalar kapılarda "Oo misafirimiz ağır,bizde kahvaltıya yeni başladık buyur" derlerdi sofralarına.Kendi evimizdeki sofralardaki g...