İbrahim o gün atılan o dayakla bir süre gece karanlığında orada öylece kalır.Gece ayaza çalmasıyla uyanır,ayağa kalkmaya çalışır ama ağrı ve sızılar kalkmasına engel olur.Canı birden kana kana su içmek ister,belkide aşağıdaki derenin şırıldayan sesi su içme ihtiyacı hissettirmiş yada uğradığı saldırı ve bunun üzerindeki şu anda bile tamamen üzerinden atamadığı korku vücudunda su rezervlerini yok ettiğinden su içmek istemektedir.Tekrar kendini yoklar,atamadığı korku üzerinden gitmemiştir.Buradan bir an evvel gitmeli uzaklaşmalıdır.Kalkmaya çalışır,her tarafını sıtma tutmuş gibi bir titreme alır.Kafaları peştemal sarılı bu kişiler kimlerdir,kendisinden ne istemektedirler,onlara ne gibi bir düşmanlık yapmıştır,buradan geçtiğini,geçeceğini nerden bilmektedirlerdir.İbrahim tüm acılarına rağmen kafasından bu düşünceleri geçirmekte fakat içinden çıkamamaktadır.Bulunduğu yerde yatar durumu canını sıkar olmuştur.Elini ayağını tekrar tekrar yoklayıp yürümek için ayağa kalkmaya çalışmış ve bu arada da kafasından çeşit çeşit düşünceler geçirmiştir.Dereye sürünerek su içme düşünceside bu şekil düşüncelere yönelince aklına gelmiştir.Sürünerek dereye aşağıya kayarken kurbağa vırraklamaları bir süre susmuş o su içmeye yönelince tek tek birbirlerinden destek alarak tekrar vırraklamalar başlamıştır.Cırcır böcekleri gece boyunca hiç susmamış cır cır ötüşlerini devam ettirmişlerdir.İbrahim'in ay ve yıldızların şavkımalarıyla gözlerine zuhur ettirdiği akıp giden sudan kıyıdaki çamura bulaşmasına,çamurlanmasına aldırmadan kana kana içmesiyle üzerindeki atılı duran korku yok olmuş rahatlamıştır.Kafasını suya sokup bir süre öyle durmuş,kafanın su içerisinde uzun süre durması daha rahatlamasına neden olmuştur.Bacağını tekrar yoklayarak zorda olsa ayağa kalkmış Sandı'ya doğru yol alırken tepelerde güdüm ettiği Sandı bağlarının yukarılarından seri seri havlamadan ziyade ulumaları andırır pav pav pavulayan tilki sesleri geceyi yırtarak bulunduğu yere,kulaklarına kadar gelmektedir. Şoseye kadar düşe kalka vardı.Güzergah ırmak yolu olacağından,şoseden karşı tarafa geçip ırmağın kenarından Sandı yoluna doğru devam etti.Sandı'ya sapan yola vardığında acılarını unutup rahatladı.Artık eve varmasına çok az bir mesafe kalmıştı...03/Kasım-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı Köyü Anılarım
İbrahim o gün atılan o dayakla bir süre gece karanlığında orada öylece kalır.Gece ayaza çalmasıyla uyanır,ayağa kalkmaya çalışır ama ağrı ve sızılar kalkmasına engel olur.Canı birden kana kana su içmek ister,belkide aşağıdaki derenin şırıldayan sesi su içme ihtiyacı hissettirmiş yada uğradığı saldırı ve bunun üzerindeki şu anda bile tamamen üzerinden atamadığı korku vücudunda su rezervlerini yok ettiğinden su içmek istemektedir.Tekrar kendini yoklar,atamadığı korku üzerinden gitmemiştir.Buradan bir an evvel gitmeli uzaklaşmalıdır.Kalkmaya çalışır,her tarafını sıtma tutmuş gibi bir titreme alır.Kafaları peştemal sarılı bu kişiler kimlerdir,kendisinden ne istemektedirler,onlara ne gibi bir düşmanlık yapmıştır,buradan geçtiğini,geçeceğini nerden bilmektedirlerdir.İbrahim tüm acılarına rağmen kafasından bu düşünceleri geçirmekte fakat içinden çıkamamaktadır.Bulunduğu yerde yatar durumu canını sıkar olmuştur.Elini ayağını tekrar tekrar yoklayıp yürümek için ayağa kalkmaya çalışmış ve bu arada da kafasından çeşit çeşit düşünceler geçirmiştir.Dereye sürünerek su içme düşünceside bu şekil düşüncelere yönelince aklına gelmiştir.Sürünerek dereye aşağıya kayarken kurbağa vırraklamaları bir süre susmuş o su içmeye yönelince tek tek birbirlerinden destek alarak tekrar vırraklamalar başlamıştır.Cırcır böcekleri gece boyunca hiç susmamış cır cır ötüşlerini devam ettirmişlerdir.İbrahim'in ay ve yıldızların şavkımalarıyla gözlerine zuhur ettirdiği akıp giden sudan kıyıdaki çamura bulaşmasına,çamurlanmasına aldırmadan kana kana içmesiyle üzerindeki atılı duran korku yok olmuş rahatlamıştır.Kafasını suya sokup bir süre öyle durmuş,kafanın su içerisinde uzun süre durması daha rahatlamasına neden olmuştur.Bacağını tekrar yoklayarak zorda olsa ayağa kalkmış Sandı'ya doğru yol alırken tepelerde güdüm ettiği Sandı bağlarının yukarılarından seri seri havlamadan ziyade ulumaları andırır pav pav pavulayan tilki sesleri geceyi yırtarak bulunduğu yere,kulaklarına kadar gelmektedir. Şoseye kadar düşe kalka vardı.Güzergah ırmak yolu olacağından,şoseden karşı tarafa geçip ırmağın kenarından Sandı yoluna doğru devam etti.Sandı'ya sapan yola vardığında acılarını unutup rahatladı.Artık eve varmasına çok az bir mesafe kalmıştı...03/Kasım-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı Köyü Anılarım

Yorumlar
Yorum Gönder