Ana içeriğe atla

ZAFER YEĞENOĞLU

 

 
Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç yüreklerimizden çıkan coşku ve şevk dolu bağırışlarla Andımızı söyler sınıfımıza girerdik.Yeğenoğlu Sokak o duvara değilde okula giderken o çocukluk yıllarımın hatırası olarak kalbime yazılmıştı.O sokaktan yukarı çıkarken Zafer'lerin evlerine varmadan evlerin olmadığı sağ boşlukta ara ara oynardık.Sokak isimleri şimdilerdeki gibi belde yöneticilerinin lalettayn bir şekilde sadaka dağıtılır gibi verdikleri ona buna bol keseden dağıttıkları ünvanlar değildi.Tarihe malolmuş önemli hüviyetler yahut toplumun sevdiği kişiler olmanız gerekirdi.Değerli dostumun bana yıllar yıllar sonra bir tlf.görüşmemizde Amca kızı Pürlen Zafer'le sadece amca çocukları değil süt kardeşleri olduklarınıda anlatmıştı.Zafer'in Annesinin Zafer doğduğu zamanlarda sütü yeterli olmadığından Zafer'le aynı evrelerde doğan Pürlen'in Annesi aynı zamanda İstiklal İlkokulu öğretmenimiz olan Emine Yeğenoğlu Hanımefendi emzirmiş,bir bebenin anne sütünden yararlanma ihtiyacına yardımcı olmuştu.Zafer'le Pürlen amca çocukları olmalarının yanı sıra bu emzirmeden dolayı süt kardeşlikleride elde etmiş oluyorlardı.Zafer yapı itibarıyla kimseleri kıramayan hassasmı hassas bir kalbe ve ruha sahip.Onu yıllar sonra Konya'da TSK de subay olarak gördüğüm zaman bu duruma çok şaşırmıştım.O okul yıllarımızda çok başarılı bir öğrenci hassas yapısıyla da askerlik belki en son düşünülecek bir meslek dalı olabilirdi.Telefonla iletişim kurup onu ziyaretimde onun nöbetçi subaylık görevi vardı.O benim masum hassas ince ruhlu arkadaşımın askerleriyle ast üst ilişkilerinden ziyade onun sevecenliğini askerlerine gülümseyerek emir değilde ricalarla dolu hizmet görev talimatlarını bile onu seven askerlerin bu görevleri yaparken bunu bir görev telakisinden ziyade Zafer'e bir baba bir ata bağlılığıyla görevlerini cani gönülden isteyerek yaptıklarını gördüm.Nitekimde Zafer Binbaşılık rütbesinden sonra bu mesleği kurmaylıkla devam ettirmemiş emekli olmuştur.Yeğenoğlu sokaktaki Zafer'lerin bir konak havasındaki balkonlarının öne doğru çıkık cumbalı evlerinde o zamanlar Zafer'in abisi onun sınıftaki çalışkan öğrenci konumundaki başarısına çok destek olup Zafer'in bu günlere gelmesinde büyük pay sahibi olmuştur.Yeğenoğlu Sokak bu hakkı,bu soy ismi hak eden bir sokaktır.Bu sokakta Kozan'ın soylu ailelerinden Yeğenoğulları oturmuştur ve bu sokak benim Kozan'daki anılarımın canlı timsalliğini bana hiç unutturmamacasına hatırlatmaktadır.5/Mart-2017 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

  1. Yüreğine eline sağlık Şerafettin'im. Nerelere götürdün 💙🙏💙

    YanıtlaSil
  2. Aynı güzellikleri ruhu nurlara gark olsun ebemle bende yaşadım, mutluluk izi ve lezzeti her anımsandığında seni, tatlı hülyalara dalıp götüyorsa bilki Sen hayatı doya doya yaşamışsın, bizim kuşak + ve - siyle çok güzel şeyler yaşadı ve yaşattı, Gidersek bu dünyadan gözümüzde açık gönlümüzde. Selam ve Saygılarımızla

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...