Ana içeriğe atla

AİLE ORMANLARI


    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda 
çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemliside Babası Sait Sorkun ve Annesi Fatma Sorkun adına yeni yapılan Antalya-Seydişehir yolu güzergahına Konya orman bölge müdürlüğüne bedelini ödeyerek hatıra ormanı kurulması için girişimler başlatıp biz çocukları için her zaman gurur duyacağımız yaşayan bir hatıra bırakmıştır.Seydişehir yolu çift yol olarak yapımına başlandığı zamanlarda "SAİT SORKUN ve eşi FATMA SORKUN hatıra ormanı"levhası bu yapılacak yolun sınırları içinde kaldığından Karayolları tarafından kaldırılmış bayram ziyaretlerinde Konya'ya gelip akraba ziyaretlerini istisnasız devam ettiren Amcam Harun SORKUN bu güzergahtan giderek önce köy sonra Bozkır gezilerini yaparken bu levhanın olmadığını farketmiş.Bu levhanın oraya yenibaştan dikim görevini bana veren amcam gönül rahatlığıyla bayram tatil bitişlerinde İstanbul'a işinin başına dönmüş daha sonraki bayramlarda gelişlerinde levha dikilmeyişini görünce bir kaç kez beni haşlamıştır.Evet amcama kilometrelerce uzaklarda bir mekan ama Konya'da bana 60-65 km.uzaklıkta.Hergün ormanlık yerde kahvaltı yapılacağı düşünülse gidip yaparsın ama böyle çalışkan bir Babadan benim gibi bir işi hep yarınlara bırakıp gelen zamanla daha başka bir yarınlara havale eden yani paytak paytak yürüyen bir zihniyet ne yazıkki bu levhanın yapımını bu günlere kadar uzatmıştır.Bayramdan evvel beni arayan amcam "Şerafettin bu bayram levhayı ormanda görecem"diye telefon açınca bayrama kalan 25 gün içerisinde oraya ceddimin hatırasını yaşatan ve isimlerinin bulunduğu levhayı teyze oğlum Mehmet Demir'inde katkılarıyla Seydişehir'den ücretli bu işleri yapan birini bulup diktirebildik.Amcam yine Konya'ya bayram ziyaretinde gelerek akraba ziyaretlerini yaptıktan sonra Seydişehir üzerinden sırf bu levhayı görmek için Bozkır'daki akrabalarımızı ve doğduğu Kayacık köyümüzüde görmek için giderken Dedemle Ebem adına yaptırılan hatrıra ormanına uğramış,resimlerini çekmiş ve akrabalarla paylaşmış bende benimle paylaşan kardeşim Nurettin'in gönderilerinden görebildim.Amcam Hatıra Ormanında olduğunu bana telefon açıp söylediğinde sevinçliydi.Amcamı bu kadar sevindiren bu olay beni lakaytlıktan arındırdı.Hollanda'dan izinli gelen kardeşim Nurettin'le  Babamın sağken Konya Orman İşletme Md.lüğünden masraflarını karşılayıp ailemiz adına satın aldığı Akyokuş Beyşehir-Isparta yolu güzergahındaki 15-20 km.uzaklıktaki Konya'dan mevzu istikamete giderken yolun sol tarafında kalan Anamla Babamın isimlerinin kerdeşim Nurettinin kenarında poz verdiği levhanın olduğu hatıra ormanına gidebildim.Paranız varda lüzumsuz yerlere hayır adına bağışlıyor veya veriyorsanız sakın bunları yapmayın.Onlar asla amaca uygun yerlere ulaşmadığı gibi bir gün gelip sizlere tehlikeler olarak yansıyabilir.Orman ve ağaç için yapılan atılım ve girişimler ise ülkemizin yeşile,gelecek kuşaklara oksijeni bol güzel alanlar,bırakılan değerli miraslar olarak ebedi yaşar.Bilinmeliki bir ülkenin en önemli zenginlik kaynakları ormanlarının ve yeşil alanlarının çokluğudur...11/Temmuz-2016   Şerafettin Sorkun/Anamur'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...