Ana içeriğe atla

SANDI ANILARDA KALDI-20


     Koca Kerim'in ölümünün torunları yaşları gereği farkına varmadılar.Ölümün ne olduğunu bilecek,algılayacak çağları değildi.Dedelerinin gözlerine alıştığı yerlerde bastonuyla karşılarına çıkıvereceği düşüncelerini taşıdılar,Soy isim kanunu çıkmasıyla herkes bağlı olduğu en yakın nüfus müdürlüklerine doluştular.Yeni soy isimlerini belirleyerek,nüfus kütüklerine kayıtlarını yaptırıp belirledikleri,soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını alacaklardı.Nüfuslarda çoğuna kendi seçimine fırsat vermeden nüfus çalışanları soy isim belirleyip,kişininde uygun bulup onayını aldıktan sonra kütüklerine sicil ediliyordu.Hafız;Coşkun,Apdullah;Özkan,Ahmet;Akan soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını Bozkır nüfus idaresinden aldılar.Hacı; (Apdülkadir)-(Kerim'in küçük biraderi) Kerim defin edilirken kabristanda tümsekçe bir yere oturup orada biraderinin küreklerle kabire konulup üzerinin topraklarla örtülüşünü izlerken yüz ifadesi derin düşünceler ima ediyordu.Her ne kadar belli etmesede Kerim'in vefatıyla yüz ifadesi,acı içerisinde üzgünlüğü belirgindi.İnsanlar yaşlandıkları,elden ayaktan düştükleri zaman her tür iş ve eylemden el çektiriliyor,sessiz sedasız sofralarda bulunup,sessiz sedasızda evde edindikleri bir köşede ölümü bekler hallere geliyorlardı.Akranları vefat edip gidenlerin boşluklarını duyuyorlar ve köşe yerlerde inzivaya çekiliyorlardı.Nitekim bir kaç ay sonra da Hacı vefat etti.Yaşlıların varlıkları ve yoklukları pek itibara alınan elzem şeyler değildi.Her ne kadar nüfus cüzdanlarında soy isimleri alınmış olsada köyde şunun oğlu,bunun oğlu ünvanlarıyla kişilikler söylenmeye devam etmekteydi.Kerim'in çocukları,kerimoğulları veya kızları,Hacı'nın çocukları Hacının oğulları yada kızları olarak köyler ve yakın çevre köy insanları tarafından verilen titr ve ünvanlardı.Hacı'nın oğlu Mehmet,Bozkır'ın Akçapınar köyünden izdivaç yapmış,kızlarından Ayşe,Kerimoğlu Apdullah'la,yani amcasının oğluyla evlenmişti.Evlilikler imam nikahlarıyla yapılmış olsada o günkü yasalar önceden bu şekil yapılan izdivaçlarada resmi nikah hakkı tanıyordu.Evli kişi köyden getirdiği 2 şahit yahut muhtar onayıyla resmi nikahlı olarak nüfusa geçiriliyordu.Bu şekil hak,kadının babasından ve kocasından hukuken mirastan pay sahibi olmasını mecburi kılıyordu.Ülkemizde aklı selim çoğu insanlarımız bir yastığa baş koyup,ömür boyu birliktelik sürdürdüğü hayat arkadaşlarına resmi nikah yaptılar ve günümüzde halâ imam nikahlı karı kocalıklarını sürdüren insanlarımızın olduğuda söylenebilir...26/Kasım-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı köyü anılarımdan.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...