Koca Kerim'in ölümünün torunları yaşları gereği farkına varmadılar.Ölümün ne olduğunu bilecek,algılayacak çağları değildi.Dedelerinin gözlerine alıştığı yerlerde bastonuyla karşılarına çıkıvereceği düşüncelerini taşıdılar,Soy isim kanunu çıkmasıyla herkes bağlı olduğu en yakın nüfus müdürlüklerine doluştular.Yeni soy isimlerini belirleyerek,nüfus kütüklerine kayıtlarını yaptırıp belirledikleri,soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını alacaklardı.Nüfuslarda çoğuna kendi seçimine fırsat vermeden nüfus çalışanları soy isim belirleyip,kişininde uygun bulup onayını aldıktan sonra kütüklerine sicil ediliyordu.Hafız;Coşkun,Apdullah;Özkan,Ahmet;Akan soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını Bozkır nüfus idaresinden aldılar.Hacı; (Apdülkadir)-(Kerim'in küçük biraderi) Kerim defin edilirken kabristanda tümsekçe bir yere oturup orada biraderinin küreklerle kabire konulup üzerinin topraklarla örtülüşünü izlerken yüz ifadesi derin düşünceler ima ediyordu.Her ne kadar belli etmesede Kerim'in vefatıyla yüz ifadesi,acı içerisinde üzgünlüğü belirgindi.İnsanlar yaşlandıkları,elden ayaktan düştükleri zaman her tür iş ve eylemden el çektiriliyor,sessiz sedasız sofralarda bulunup,sessiz sedasızda evde edindikleri bir köşede ölümü bekler hallere geliyorlardı.Akranları vefat edip gidenlerin boşluklarını duyuyorlar ve köşe yerlerde inzivaya çekiliyorlardı.Nitekim bir kaç ay sonra da Hacı vefat etti.Yaşlıların varlıkları ve yoklukları pek itibara alınan elzem şeyler değildi.Her ne kadar nüfus cüzdanlarında soy isimleri alınmış olsada köyde şunun oğlu,bunun oğlu ünvanlarıyla kişilikler söylenmeye devam etmekteydi.Kerim'in çocukları,kerimoğulları veya kızları,Hacı'nın çocukları Hacının oğulları yada kızları olarak köyler ve yakın çevre köy insanları tarafından verilen titr ve ünvanlardı.Hacı'nın oğlu Mehmet,Bozkır'ın Akçapınar köyünden izdivaç yapmış,kızlarından Ayşe,Kerimoğlu Apdullah'la,yani amcasının oğluyla evlenmişti.Evlilikler imam nikahlarıyla yapılmış olsada o günkü yasalar önceden bu şekil yapılan izdivaçlarada resmi nikah hakkı tanıyordu.Evli kişi köyden getirdiği 2 şahit yahut muhtar onayıyla resmi nikahlı olarak nüfusa geçiriliyordu.Bu şekil hak,kadının babasından ve kocasından hukuken mirastan pay sahibi olmasını mecburi kılıyordu.Ülkemizde aklı selim çoğu insanlarımız bir yastığa baş koyup,ömür boyu birliktelik sürdürdüğü hayat arkadaşlarına resmi nikah yaptılar ve günümüzde halâ imam nikahlı karı kocalıklarını sürdüren insanlarımızın olduğuda söylenebilir...26/Kasım-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı köyü anılarımdan.
Koca Kerim'in ölümünün torunları yaşları gereği farkına varmadılar.Ölümün ne olduğunu bilecek,algılayacak çağları değildi.Dedelerinin gözlerine alıştığı yerlerde bastonuyla karşılarına çıkıvereceği düşüncelerini taşıdılar,Soy isim kanunu çıkmasıyla herkes bağlı olduğu en yakın nüfus müdürlüklerine doluştular.Yeni soy isimlerini belirleyerek,nüfus kütüklerine kayıtlarını yaptırıp belirledikleri,soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını alacaklardı.Nüfuslarda çoğuna kendi seçimine fırsat vermeden nüfus çalışanları soy isim belirleyip,kişininde uygun bulup onayını aldıktan sonra kütüklerine sicil ediliyordu.Hafız;Coşkun,Apdullah;Özkan,Ahmet;Akan soy isimlerinin yazılı olduğu kafa kağıtlarını Bozkır nüfus idaresinden aldılar.Hacı; (Apdülkadir)-(Kerim'in küçük biraderi) Kerim defin edilirken kabristanda tümsekçe bir yere oturup orada biraderinin küreklerle kabire konulup üzerinin topraklarla örtülüşünü izlerken yüz ifadesi derin düşünceler ima ediyordu.Her ne kadar belli etmesede Kerim'in vefatıyla yüz ifadesi,acı içerisinde üzgünlüğü belirgindi.İnsanlar yaşlandıkları,elden ayaktan düştükleri zaman her tür iş ve eylemden el çektiriliyor,sessiz sedasız sofralarda bulunup,sessiz sedasızda evde edindikleri bir köşede ölümü bekler hallere geliyorlardı.Akranları vefat edip gidenlerin boşluklarını duyuyorlar ve köşe yerlerde inzivaya çekiliyorlardı.Nitekim bir kaç ay sonra da Hacı vefat etti.Yaşlıların varlıkları ve yoklukları pek itibara alınan elzem şeyler değildi.Her ne kadar nüfus cüzdanlarında soy isimleri alınmış olsada köyde şunun oğlu,bunun oğlu ünvanlarıyla kişilikler söylenmeye devam etmekteydi.Kerim'in çocukları,kerimoğulları veya kızları,Hacı'nın çocukları Hacının oğulları yada kızları olarak köyler ve yakın çevre köy insanları tarafından verilen titr ve ünvanlardı.Hacı'nın oğlu Mehmet,Bozkır'ın Akçapınar köyünden izdivaç yapmış,kızlarından Ayşe,Kerimoğlu Apdullah'la,yani amcasının oğluyla evlenmişti.Evlilikler imam nikahlarıyla yapılmış olsada o günkü yasalar önceden bu şekil yapılan izdivaçlarada resmi nikah hakkı tanıyordu.Evli kişi köyden getirdiği 2 şahit yahut muhtar onayıyla resmi nikahlı olarak nüfusa geçiriliyordu.Bu şekil hak,kadının babasından ve kocasından hukuken mirastan pay sahibi olmasını mecburi kılıyordu.Ülkemizde aklı selim çoğu insanlarımız bir yastığa baş koyup,ömür boyu birliktelik sürdürdüğü hayat arkadaşlarına resmi nikah yaptılar ve günümüzde halâ imam nikahlı karı kocalıklarını sürdüren insanlarımızın olduğuda söylenebilir...26/Kasım-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan Sandı köyü anılarımdan.

Yorumlar
Yorum Gönder