Ana içeriğe atla

HER YERDE KAR VAR-1


      Heryerde kar var,görüş alanım bembeyaz özlediğim karlarla kaplı.Hiç durmamacasına yağan kar içimdeki duyuların yeniden yeşerip sevecenliğe,ılımanlığa dönüştürdü.Nefes alıp verdiğim kent;sanayii is dumanları ve otomobillerin eksözlerinden çıkan karbonmonoksit gazlarıyla öyle kirlenmistiki,havanın kararıp akşamın çökmesiyle dışarıdaki sokak lambalarına bakıp,ışıktan yansıyan kirliliği net bir şekilde görebiliyor,bu kirliliği temizlesin diye yağış bekliyordum.Evet heryerde sevdiğim kar var.Bu kar ayrıca yıllar yıllar önce Fecri Ebcioğlu'nun ülkemize davet edip İstanbul'da böyle bir kış günü gelip konser veren Belçikalı şarkıcı Adamo'nun karlı bir günde söylemiş olduğu "Heryerde Kar Var" adlı şarkısını anımsattı.Ülkemizde o yıllarda belde yöneticileri rantı fazla düşünmez bu yüzden kentlerin dokuları şehirler pek değişmez,bir ağaç bir yerde dikiliyse o ağacı yıllar sonra aynı yerinde bulabilirdiniz.Şimdilerde dağ,tepe,ormanlık alanlar bir sebeple imarlara açılıp rantlar elde etmek uğruna doğa adeta katlediliyor,çok büyük devasa gökdelenler yapılıyor.Bu nerelere kadar devam edecek bilinmez fakat birileri çok zenginleşiyor ve köşe dönüyor.Sanırım gün gelecek yeşili sadece resimlerde görebileceğiz.Sabahın ilklerinde ilk yürüyen ben olmalıydım.Bunun için erken saatlerde önce bahçeye çıktım.Çamların,mazıların üzerleri bembeyaz olmuş karlarla kaplanmıştı.Öyle güzeldiki bu görüntü; kendimi teslim edesim, bu bembeyaz güzelliğin üzerinde bölelenip yuvarlanasım geliyor.Kar gökyüzünde ince ince yağmaya devam ediyor.Her sene kış başlarında kuşlar için soğukta yem bulamazlar düşünceleriyle yem alır, tüm kış boyunca bahçede bir ağacın dallarının arasına yaptığım bir tabelaya bu yemleri dökerek kuşları besler, bir nebzede olsa ağır kış şartlarına direnmelerine fayda sağladığım düşünceleriyle, mutlu olurum.Dışarıda karların üzerine bastım.Ufak bir bahçe kulübem var,kürek,çapa,bel vs.araç gereçlerim burada durur.Oraya girip yem alarak yem tahtasına bolca döktüm,bir naylon tasa sularınıda tazeleyip eve geri döndüm.Artık penceremden rahat rahat kuşların cıvıldaşarak gece soğukta donmayıp, açlıklarını giderebilmek için yem'e gelip, yemelerini ve karın yağışını izleyebilecektim.Bir süre sonra yem tahtasının üzerinde biriktiler.Karınlarını doyurup sularından içtiler.Aşağılardaki,veya duvarlardaki kedileride av olmamak için,yemlerini yerlerken gözleriyle sağı solu kolluyorlardı.Karınları doydu, tek tük kalıp azaldılar. .14/Ocak-2014 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...