Heryerde kar var,görüş alanım bembeyaz özlediğim karlarla kaplı.Hiç durmamacasına yağan kar içimdeki duyuların yeniden yeşerip sevecenliğe,ılımanlığa dönüştürdü.Nefes alıp verdiğim kent;sanayii is dumanları ve otomobillerin eksözlerinden çıkan karbonmonoksit gazlarıyla öyle kirlenmistiki,havanın kararıp akşamın çökmesiyle dışarıdaki sokak lambalarına bakıp,ışıktan yansıyan kirliliği net bir şekilde görebiliyor,bu kirliliği temizlesin diye yağış bekliyordum.Evet heryerde sevdiğim kar var.Bu kar ayrıca yıllar yıllar önce Fecri Ebcioğlu'nun ülkemize davet edip İstanbul'da böyle bir kış günü gelip konser veren Belçikalı şarkıcı Adamo'nun karlı bir günde söylemiş olduğu "Heryerde Kar Var" adlı şarkısını anımsattı.Ülkemizde o yıllarda belde yöneticileri rantı fazla düşünmez bu yüzden kentlerin dokuları şehirler pek değişmez,bir ağaç bir yerde dikiliyse o ağacı yıllar sonra aynı yerinde bulabilirdiniz.Şimdilerde dağ,tepe,ormanlık alanlar bir sebeple imarlara açılıp rantlar elde etmek uğruna doğa adeta katlediliyor,çok büyük devasa gökdelenler yapılıyor.Bu nerelere kadar devam edecek bilinmez fakat birileri çok zenginleşiyor ve köşe dönüyor.Sanırım gün gelecek yeşili sadece resimlerde görebileceğiz.Sabahın ilklerinde ilk yürüyen ben olmalıydım.Bunun için erken saatlerde önce bahçeye çıktım.Çamların,mazıların üzerleri bembeyaz olmuş karlarla kaplanmıştı.Öyle güzeldiki bu görüntü; kendimi teslim edesim, bu bembeyaz güzelliğin üzerinde bölelenip yuvarlanasım geliyor.Kar gökyüzünde ince ince yağmaya devam ediyor.Her sene kış başlarında kuşlar için soğukta yem bulamazlar düşünceleriyle yem alır, tüm kış boyunca bahçede bir ağacın dallarının arasına yaptığım bir tabelaya bu yemleri dökerek kuşları besler, bir nebzede olsa ağır kış şartlarına direnmelerine fayda sağladığım düşünceleriyle, mutlu olurum.Dışarıda karların üzerine bastım.Ufak bir bahçe kulübem var,kürek,çapa,bel vs.araç gereçlerim burada durur.Oraya girip yem alarak yem tahtasına bolca döktüm,bir naylon tasa sularınıda tazeleyip eve geri döndüm.Artık penceremden rahat rahat kuşların cıvıldaşarak gece soğukta donmayıp, açlıklarını giderebilmek için yem'e gelip, yemelerini ve karın yağışını izleyebilecektim.Bir süre sonra yem tahtasının üzerinde biriktiler.Karınlarını doyurup sularından içtiler.Aşağılardaki,veya duvarlardaki kedileride av olmamak için,yemlerini yerlerken gözleriyle sağı solu kolluyorlardı.Karınları doydu, tek tük kalıp azaldılar. .14/Ocak-2014 Şerafettin Sorkun/Konya'dan
Heryerde kar var,görüş alanım bembeyaz özlediğim karlarla kaplı.Hiç durmamacasına yağan kar içimdeki duyuların yeniden yeşerip sevecenliğe,ılımanlığa dönüştürdü.Nefes alıp verdiğim kent;sanayii is dumanları ve otomobillerin eksözlerinden çıkan karbonmonoksit gazlarıyla öyle kirlenmistiki,havanın kararıp akşamın çökmesiyle dışarıdaki sokak lambalarına bakıp,ışıktan yansıyan kirliliği net bir şekilde görebiliyor,bu kirliliği temizlesin diye yağış bekliyordum.Evet heryerde sevdiğim kar var.Bu kar ayrıca yıllar yıllar önce Fecri Ebcioğlu'nun ülkemize davet edip İstanbul'da böyle bir kış günü gelip konser veren Belçikalı şarkıcı Adamo'nun karlı bir günde söylemiş olduğu "Heryerde Kar Var" adlı şarkısını anımsattı.Ülkemizde o yıllarda belde yöneticileri rantı fazla düşünmez bu yüzden kentlerin dokuları şehirler pek değişmez,bir ağaç bir yerde dikiliyse o ağacı yıllar sonra aynı yerinde bulabilirdiniz.Şimdilerde dağ,tepe,ormanlık alanlar bir sebeple imarlara açılıp rantlar elde etmek uğruna doğa adeta katlediliyor,çok büyük devasa gökdelenler yapılıyor.Bu nerelere kadar devam edecek bilinmez fakat birileri çok zenginleşiyor ve köşe dönüyor.Sanırım gün gelecek yeşili sadece resimlerde görebileceğiz.Sabahın ilklerinde ilk yürüyen ben olmalıydım.Bunun için erken saatlerde önce bahçeye çıktım.Çamların,mazıların üzerleri bembeyaz olmuş karlarla kaplanmıştı.Öyle güzeldiki bu görüntü; kendimi teslim edesim, bu bembeyaz güzelliğin üzerinde bölelenip yuvarlanasım geliyor.Kar gökyüzünde ince ince yağmaya devam ediyor.Her sene kış başlarında kuşlar için soğukta yem bulamazlar düşünceleriyle yem alır, tüm kış boyunca bahçede bir ağacın dallarının arasına yaptığım bir tabelaya bu yemleri dökerek kuşları besler, bir nebzede olsa ağır kış şartlarına direnmelerine fayda sağladığım düşünceleriyle, mutlu olurum.Dışarıda karların üzerine bastım.Ufak bir bahçe kulübem var,kürek,çapa,bel vs.araç gereçlerim burada durur.Oraya girip yem alarak yem tahtasına bolca döktüm,bir naylon tasa sularınıda tazeleyip eve geri döndüm.Artık penceremden rahat rahat kuşların cıvıldaşarak gece soğukta donmayıp, açlıklarını giderebilmek için yem'e gelip, yemelerini ve karın yağışını izleyebilecektim.Bir süre sonra yem tahtasının üzerinde biriktiler.Karınlarını doyurup sularından içtiler.Aşağılardaki,veya duvarlardaki kedileride av olmamak için,yemlerini yerlerken gözleriyle sağı solu kolluyorlardı.Karınları doydu, tek tük kalıp azaldılar. .14/Ocak-2014 Şerafettin Sorkun/Konya'dan
Yorumlar
Yorum Gönder