Ana içeriğe atla

2022 SENESİ AYLARDAN OCAK ANAMUR'dan GİDİYORUZ




Ölüm bitiş,yok oluş,cismiyetinizin yeryüzünden tamamen ortadan kalkışı,bir süreliğine sizleri tanıyan akrabalarınızın,dostlarınızın hayallerinde yaşayacak ve yaşatılacak temsil veya timsalsiniz.Onlarında sizi hayal edip düşünenlerin yok oluşuyla,anmalarda,akıllara getirmelerde biter,esameniz bile kalmaz.Bir silinmez anı,ideal olmak,yazılan bırakılan bir eserle ve icatla ölümsüzlük mümkündür.Hak hukuk özgürlüklerin yerdeki karıncayı bile kapsamına alacağı CUMHURİYET gibi bir değeri ülkemize armağan eden Büyük kurtarıcımız Kemal Atatürk'ün ülkemizde ölümsüzleşip ilelebet tümden Türk milletinin kalplerinde var olduğu,elektrik ampülünü bulan Thomas Edison' ve bir sürü icatkarları,mucitleri hiç ölmeyen ilelebet yaşayanlar ve asla unutulmayanlar olarak örnekleyebiliriz.Ben çocukken insanlar öldüklerinde ve ölenin kabire götürülüp gömülme safhaları başlayıp bir derin toprak çukur içine konulup küreklerle üzerine topraklar atılıp örtülerek gömüldüklerinde toprakların altında nasıl hareket edecek nasıl nefes alacak nerelere dönecek veya dönebilecekmi korkularını çeker çok üzülürdüm üzülmeyi geçin bunalırdım.Bozkır'da Kayacık köyümde ufacık bir çocuktum bu düşünceleri taşırken,büyüklerimiz ölüye baktırmaz mezarlıklara biz çocukların korkarsınız diye gitmelerimizi istemezlerdi.Merak işte ne yapar eder biz çocuklar,gizlice insanın son yolculuğuna uğurlanıp defin edildiği bu yerlere bir fırsatını bulur ve korkularla bu defin olayını izlerdik.
19/Ocak-2022 tarihinde bulunduğumuz Akdeniz'in güzel beldesi Anamur'dan bir hava değişikliği gereğiyle ayrılma kararı alıp,aracımıza hem gelirken hem giderken eksik olmayan ve tıka basa doldurduğumuz yüklerle saat tam 12,00 de Aydıncık,Gülnar güzergahını izleyerek Konya'ya doğru hareket ettik.Nedir bu yükler,ne diye devamlı bir tek valiz alacak ve sıkıntılı düşünceler taşımama,izdihamlara düşmeme vesveseleri çekmeyecekken,ıvır zıvır şu bu vs.ler muhakkak ama muhakkak aracın arka koltukları üstleri ve koltuk altlarına kadar ihtiyaçlar olarak düşünülen malzemelerle Konya ve Anamur'da her türden giyeceklerimizde 2 evde de olmasına rağmen bu geliş ve gidişlerde doldurulur?.Bunu gerçekten anlamış değilim.
Hava soğuk evet Anamur'da görülmemiş şimdilere kadar yaşanmamış bir soğuk var ama kapalı değil günlük güneşlik.Önce akaryakıt istasyonlarından birine uğruyoruz.Yakıt istasyonundan bir kaç gündür akaryakıta gelen günlük zam artışlarından dolayı depoyu fullemeden ortalarda bir yakıt takviyesi yapıp,düştük yollara.Memelekette neredeyse şu gelinen günlere kadar çarşıda pazarda zorunlu gıda mamülleri olarak ihtiyacımız olan ürünlerden tutunda iğneden ipliğe günlük zam artışları yapılmakta.Samimi söylüyorum bu kadar zam artışları yaparak ebelerimizi getirsek onlar bile okuma yazmaları olmamasına rağmen bu yamuklardan daha iyi yönetirler bu ülkeyi.Kış şartları hava raporları falan tındığımız yok,lastiklerimiz kış lastikleri değil.Kış lastiklerimiz Konya'da.Onlarıda yani kış lastiklerini gerek İstanbul ve gerekse Konya Ankara üçgenlerinde kış seyahatlerinde sök-tak streslerinden ötürü lüzumsuz bulduğumdan bu sene kendimce taktırmama kararı almış Eylül'de Konya'dan Anamur'a gelirken kış lastikleriyle değil normal lastiklerle gelmiştim.Araba seyir halinde Anamur kalesine doğru yol alıyoruz.Dışarıda fırtına var normal seyir halindeki arabanın şiddetli esişinden dolayı düzenli gidişatını,uyguladığı basınç kuvveti etkisiyle ara ara sallamakta.İklimlerden dolayımıdır nedir son 2 aydır Anamur'da neredeyse küçük küçük sürekli Akdeniz istikametlerinde meydana gelen depremleri gündüzlerimizde değilde gecelerimizde an be an yaşadık.
Anamur yolları yar yar,yar yarki yar yar.Türküler yakılmış Anamur yolları üzerine.Torosları denize paralel sıra sıra uzanır gider ve kısım kısım yükseklikleri geçit vermemezlikleri vardır.Geçmek kolay değildir görkemleri,azametleri,cüsseleri ve bana güven telkin eden görüntüleriyle bu sıra dağları.Toroslar denize parelel uzanışlarıyla "Ah şu dağlarda küçücük bir çalı olsam" diye düşündüğüm her an her fırsatta çıkmak,gezmek istediğim güzelliklerdir.Bir yol ve tünel yapımı var Silifke-Anamur arası yol güzergahında.Ömürler bittide bu yolların ve tünellerin yapımları bitmedi.Bazen gerek varmı mevcut yollar varken yenilerini yapmalara diye düşündüğümde olmuştur.Bu yolların viyadüklerin,tünellerin,köprülerin ülke ekonomisine açmış olduğu meydana getirmiş olduğu maliyet ve masrafların çok büyük meblağlar tutarlar ettiği,maliyetlere malolduğu kabül edilirki altından kalkılır harcamalar değil ve ödemeleri ülkenin vatandaşlarının çok zamanlarını alır ama şimdiye kadar şu yaşlarıma kadar çok iktidarları gören bir kişi olarak oy verip başımıza getirdiklerimiz yol köprü tünel viyadük yapmaktan dağ devirmekten aşırı zevk aldıklarını ve bu tür iş ve uğraşlara balıklama çaylara göllere atlar gibi atladıklarını gören biriyim.Yaşantım boyunca bunlar çok zaruri ihtiyaçlar olarak her politikacı tarafından istisnasız uygulanmıştır.Elbette bu tür hizmetler çok ihtiyaçsa yapılacaktır.Lüzumsuz olmayanlar yapılmıştır ama kaç paralara nasıl ne şekilde yaptırılıp millet borç altlarına alınmıştır ve yapanların hiç birindende kılıflarına uydurulup,hesaplar sorulmamıştır.Gerçekten vatandaş bu kadar yola köprüye tünele hava alanına,varken yıkılan,yenisi yapılan stadlara,her iki adım ötede,mantar biter gibi cami küllüyelerine ihtiyaçlardan çok,yiyecek ekmeğe ve yakacağa,kafasını sokacak evlere ihtiyaçlar duymaktadır.Bu tür lüzumsuzluklar çağ atlama ve kalkınmada hiç değildir.Diyeceksiniz "İtibardan tasarruf olmaz biz güçlü devlet büyük ülkeyiz"..Nasrettin Hoca deyimiyle evet sizlerde haklısınız..
Anamur Kalesi restora edildi.Biz seyir halinde geçerken gıcır gıcır görüntüsünü gözlerimiz yaladı.Deniz hemen yanında dalgalar bir aslanın kükrer öfkesini andırıyor .Uzaklarda dağların ufuklarında gökyüzünde beyaz bulutlar hakim.Altta mavilikler sergileyen deniz,yukarda bembeyaz bulutlar,harika görseller bunlar.Anamur mamure kalesini geçiyoruz.Sağ tarafımızdaki sık çam ağaçlı alan tatilciler için çadırlı kamp alanı olan Pullu..Buraya gelipte çorları çocuklarıyla kamp yapanlardan duyduğum anlatımlarda sevmeyeni beğenmeyeni hiç duymadım hepsi çok memnun olduklarını ve çok güzel günler geçirdiklerini anlatırlar ve hatta Kozan Ortaokulu son sınıfından Konya'ya göçümüzle imtihan nakli yaptırdığım Konya Mevlana Ortaokulundan değerli hocam Demir Ali Göker'in bu kamp yerine her yaz gelişlerini anlattığı beğeniyle okuduğum "Geçip Giden Zaman" adlı bir kitabı var.Demir Ali Göker hocam buraya öğretmen okullarındaki öğrencilik yıllarında okulcak gelip kamp yaptıklarını,bu sebeple buraları tanıyınca okuldan mezun olup öğretmen olduktan sonrada,her sene Anamur sevdalısı olup eşiyle ve çocuklarıyla tatile geldiklerini akıcı bir dille yazıp eser haline dönüştürmüştür.Okumayana tavsiye edeceğim güzel bir eserdir...25/Ocak-2022 Şerafettin Sorkun

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...