Ana içeriğe atla

FİLİZ AKIN


     Bir zamanlar YEŞİLÇAM sinema filmleriyle yatıp kalkar,film yıldızlarını belleklerimize yerleştirir,gittiğimiz sinema salonlarında izlediğimiz filmlerde onları hayranlıklarla seyrederken yaşantımızın içine alır,evde,okullarda,caddelerde kafalarımızda yaşatır düşüncelerimizden çıkarmazdık.Onların sinemalarda filmlerini izlemek için çok zamanlar okulları astığımız,ebevynlerimizin akşam dışarılara müsadeler etmediğinden gizlice evlerimizin pencerelerinden film seyretmek için sinemalara yiyeceğimiz dayaklara bile aldırmadan kaçtığımız hatıralarımız vardır.Akıp giden zamanlar bazı meslekleri yok ettiği gibi televizyonların evlerimize girmesiyle sinema sektörüde yok olmuştur.Suphi Kanerler,Ahmet Tarık Tekçeler,Turan Seyfioğlu,Orhan Günşiray,Turgut Özatay,Ayhan Işık,Eşref Kolçak,Neriman Köksal,Evrim Fer,Sema Özcan,Semra Sar,Nurhan Nur,Birsen Menekşeli,Hülya Darcan,Tanju Korel,Nejdet Tosun,Münir Özkul,sinemamızın gelmiş geçmiş yeri doldurulmaz efsanesi Çirkin Kral lakaplı Yılmaz Güney.Erol Taş,Fikret Hakan,Yusuf Sezgin,Danyal Topatan,Hüseyin Baradan,Hayati Hamzaoğlu,Aliye Rona,Muhterem Nur,Ali Şen,Cahide Sonku,Cahit Irgat,Ediz Hun,Cüneyt Arkın,Göksel Arsoy,Kadir Savun,Mümtaz Ener,Öztürk Serengil,İzzet Günay,Ekrem Bora,Kartal Tibet,Kadir İnanır,Tarık Akan,Kuzey Vargın,Salih Güney,Vahi Öz,Hulusi Kentmen,Mualla Sürer,Sadri Alışık,Çolpan İlhan,isimlerini buraya alamadığım bir sürü oyuncuları ve hafızalarımızda işgalleriyle  unutulmazlarımız olan,ben 4 yapraklı yonca demeyeceğim ve ayırmayacağım,hepsi birbirinden değerli Türkan Şoray,Hülya Koçyiğit,Selma Güneri,Serpil Örümcer,Sema Özcan,Nebahat Çehre.Fatma Girik,Mine Mutlu,Leyla Sayar,Sevda Ferdağ,Melek Görgün,Suna Pekuysal,Esen Püsküllü,Feri Cansel ve daha bir ayrıcalıklı,tebessümleri güneş sıcaklığında,gözlerinin tatlılığıyla izleyenleri rol gereği küsmeleri,naz edişleriyle sergilediği edasıyla bambaşka etkilerine alan Filiz Akın Hanımefendi o evrelerimizin unutulmazları olarak biz Yeşilçam sinemalarıyla büyüyen nesillerde gönüllerimizin fethedicileridirler.Filiz Akın Hanımefendi 2024 senesinin Eylül aylarında Bodrum'da 82 yaşında yakalandığı zatürre ve diğer bazı enfeksiyon sebepleriyle 2025 senesinin Ocak ayında İstanbul'a getirilmiş,o günden bu yana sürdürdüğü yaşam mücadelesinde ne yazıkki bu gün 22/Mart-2025 tarihinde saat 14.00 sıralarında hayatını kaybetmiştir.Bir yıldızımız daha hayatımızdan kayıp,ebediyete intikal etmiştir.Aklımıza yaşadıkça hep gelecek,siuletiyle hafızalarımızda işgalleriyle hep var olacaktır.Gökyüzüne uçup giden güzel kadın ışıklar yoldaşın,ruhun şad olsun..22/Mart-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...