Özgürlük başına buyruk yaşamakmı?.Yaşanmaz,yaşayamazsın.Göze alabiliyorsan,dışarlarda yaşayıp,soğuklarda karları üzerine yorgan olarak örtmeyide göze alacaksın.Açık havalarda uçsuz bucaksız otlaklarda çimenler yeyip,göllerdeki sulardan içip,dağlardaki kaya tuzlarından yalayacaksın.Böyle bir şeyi kimseler göze alamaz,insan bir birlerine kızsa da sosyal varlıktır,ayrı gayrı yaşamalarla olamaz,avaralıklar uzun bir süre sürdüremez.Sevgi ister gönül vereceği,gönlü koyduğunu yaşamında sevgisizliği eksiklik bilir.Yüreği tamamlayıcısı gelip o eksikliği tamamlamazsa bilmeziye hissettiği bağlayıcı kılan bu eksikliğin etkisine kilitlenir.Haydi denilir:olmazya bir eserliği tutarda her bir şeylerden soyutlanılıp kendini gitmiş saydı.O zaman;hatıraların geride kalan anıları,her adım atılan yerler akıllarda takılı kalır.Bu şekil yaşamak bile ayrı gayrı yaşamak demek değildir.Bir zamanlar taa o çocukça heyecanların kalplerde ritimsiz çarpıntılarını duyduğum Adana/Kozan'da hayatı doyası sever uç hayalleri gönlüme sığdıramaz bakraçlar dolusu misali kalbimde en üst yerlerde tutardım.Ne güzel yıllardı o ortaokul ve ilkokul yıllarım.Her yeni çıkan şarkıyı ezber etmeye öğrenmeye çalışır,gönlümün hiç bir yanına sığdıramazdım.Tüm bunları bir rüzgar esti,aldı bir daha getirmemek üzere çok uzaklara götürdü..07/Mart-2025 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar
Yorum Gönder