Ana içeriğe atla

SANDI ANILARDA KALDI-3


         Öz'de Hölük devreye giriyor.Saliha'nın sık sık olmasa da,kapıda,pencerede dikkatini çekmek zannıyla,evinin olduğu civarda dolaşmaları,ister istemez dikkat çekiyor.Saliha ota gitmelerden,dinlenmelere fırsat bulduğu zamanlarda,Hölük'ün evin etrafında dolaşmalarını görse de,ilgilenmiyor,kafasında İbrahim var.Ne İbrahim ne Saliha gelecekeleri üzerine vardıkları bir kararları yok.Kafalarında aşkın büyüleyici etkisiyle,buluşmalar,bir aralara gelmeler,o çok hoşlandıkları sarılmalar var.Hölük İbrahim'in gizliden gelişlerinin takibinde.Bunu,bu durumu,Saliha'nın İbrahim'e gönlü olmasını hazmedemiyor.                                                                                                                                                    Hafız,Apdullah ve Ahmet kardeşlerin babaları Kerim'in gözlerine karasu inmiş,görmesi tamamen flu bir hâl almıştır.Torunlarını;kız olanları elleriyle başlarına dokunarak ya saç beliklerinden,yada dedelerine "Dede ben kimim" diye cıvıldamalarla,gülüşmelerle önüne dikelip,sormalarıyla seslerinden tanıyabilmektedir.Kerim'in,Hafızdan;Tahir,Mehmet (Sağlam) kendi adını alan Kerim,Nail Hakkı ve birde kız olmak üzere,5 oğlan 1 kız.Apdullahtan;İkbal,Mehmet,Fatma,Emiş,Havva olmak üzere 4 kız,1 oğlan,küçük olan Ahmet'ten,Mehmet,Hasan,Fatma (Hışıl),Hatice,2 oğlan 2 kız olmak üzere,toplamda 15 tane torunu bulunmaktadır.Köylük yerlerde,tutunabilmenin adı,topraklar ve hayvanlardır.Köylü,hayvanları çoğaltacak,artıracak,tarlaları kendi ürettikleri ilkel tarım aletleriyle sürecek,ekecek,biçecek,harmanlarda;dövenlerle hububata dönüştürüp,kışlık yiyecek ekmeklerini çıkaracaklardır.Bunun için ya boğaz tokluğuna kimsesizlerin kimsezi uşakları,yada çok nüfusları olacaktır.İbrahim de bu köye gelen,malı,mülkü olmayan,kimsesizlerden biridir.Hafız ona evinin arka tarafındaki genelde yazları kullandığı hayvan ahırından kafasını sokacak bir yer yapar.Vijdanen bu kimsesizi sahiplenmiş,yatacak yatak,yiyecek aş vermiştir.İbrahim havalara uçmakta,bu şekil bir pozisyonu,büyük bir mertebe olarak görmektedir.Kafasında,yakın komşuluklar sürdürdükleri evlerde,bir birlerinden haberli büyüdükleri,köyündeki Saliha vardır.Çocukken Saliha'nın annesiyle,annesi 4 ü bir arada,eşeklerin üstüne kıl heybeleri atıp,Akçapınanar taraflarına pekmez toprağı kazmaya gittikleri,o çocukluk anlarının hatıralarıyla dolu olup,Saliha ve İbrahim'de,asla unutulmayan bir işgal olmuştur.Saliha o köydedir,Öz köyünde.İbrahim yitmiş değildir,nefes alıp vermekte Sandı'da yaşamaktadır.Yaşıyorsa,Saliha aklından çıkmıyorsa,tepelerin altındaki yamaçlarda kurulu o köydeyse,o köye gidecek Saliha'yla görüşecektir.Orada onu mıknatıs gibi çeken,her daim istekli olduğu aşkın kor ateşi gibi hiç durmaz yanan büyük gücü vardır,bu güç Saliha'dır..16/Ocak-2025 Şerafettin Sorkun/Sandı Köyü anılarımdan..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...