Ana içeriğe atla

HÜSEYİN ÖNER


    Seneler gelir geçerde bir hiçliğin içinde olduğunuzun farklarına varamaz anlayamaz anlayamazsınız.Bir kaç gün evvellerinde Konya spor camiamızın en önemli şahsiyetlerinden biri facebook sayfalarından hastahaneye yattığını belirtip tüm sevenlerine ameliyat olacağını ve kendisini bu amelayıtyla desteklemelerini belirtip vedasını edip bu dünya'dan göçüp gitti.Hüseyin Öner iyi demeler çok eksik kalır çok kaliteli gerçek bir değerdi.Hayatı mücadelerle geçen spor camiamızın bu güzel insanı tanıyanlar olarak denebilirmi acaba, Hüseyin'in boş beleş bedavadan geçinen bir hayatı oldumu?Olmadı,bu güzel insan talebelik yıllarından tutunda o zamanlar genç nesillerin tatillerle,gezmelerle süren baba paralarıyla sürdürüp keyifler yaptıkları yaşamları varken,o ekmek parası kazanmak evine ekmek götürmek ve okul masraflarını çıkarmak için her tür işe koşuyor ve bu her tür işlerle tutunmaya çalışan Anadolu insanı hüviyeti teşkil ediyordu.Evet Hüseyin tutundu,efendiliğiyle,sevecenliğiyle,başarılı spor yaşamıyla herkeslerin sevgilerine mazhar oldu.Ve o faacebok sayfalarından ettiği son vedasıyla büyük yazar Yaşar Kemal'inde söylev ettiği gibi "Güzel insanlar beyaz atlara binip gökyüzünde kayboldular" örneğiyle beyaz bir ata binip gök yüzünün derinliklerine uçup gidip kayboldu.Sevgili Hüseyin gittiğin yerlerde rahat uyu seni bilen,seni unutmayacak olan o kadar çok fazla insan varki onların üzerindeki ederin,kıymetin onlara bıraktığın dostluğun,içtenliğin ve samimiyetindir yaşayacak olan.Ne güzel çocuktun be Hüseyin,gülüşünle,içtenliğinle hep gözlerim önüne yansıyor ve silinmiyorsun.Güle güle büyük insan,büyük değer..04/Ocak-2024 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...