Yaşantılarımız rüzgarları,yağmurları,karları gördü.Hayatlarımız boyunca yürümelerle bitiremeyeceğimizi düşündüğümüz yollar yürüyüp,bitirdik.Yollar,yıllar bitmez tükenmez derken, gençlik yıllarımız tükenip gitti.Tekken iki, ikiyken üç ve dört,derken çocuklarla,torunlarla uzayıp giden sayıları artan geniş aileler oluverdik. Saçlara düşen aklarla yollarda bitiyormuş,yıllarda.Façalar düzgünmü diye ne çok bakardık aynalara.Ellerimizde tarak, birisine o bir tek birisine kendilerimizi beğendirmek adına, o zamanlar çok sık,şimdilerde ise tamamen yok olup cavlaklaşan yada aklar düşüp beyazlaşan yandan,sağdan,soldan şekil vermelere çalıştığımız saçlarımıza,ne özenler gösterirdik.Aklıma Bağdat Yolu şarkısı geliyor.Dinlemelere doyamadığım bu şarkıyı Çumra'da ilk pikap sahip oluşumuzla, taç plaktan dinleyip mest olmuş,bir değil defalarca dinlemelerimle Anamı bıktırıp gınalar getirtmiştim.Anam ben uyarılarla tınmayınca pikabı ve plakları ortadan kaldırmıştı. Anılar anılar Coşkun Sabah'ın da şarkılarında söylediği gibi;"Anılar birer birer gözümde canlandılar". Seydişehir alüminyum tesislerinde ilk görev yerim alüminyum müdürlüğünün malzeme takip bürosu oldu.Burada Beyşehir'den Eyüp Ünal,Seydişehir'den Cem Doruk Armay soy ismini hatırlayamadığım aynı kentten Mustafa ve yine soy ismini hatırlayamadığım Antalya'lı Süleyman adlı arkadaşlarla (Soy isimlerini hatırlayamadığım arkadaşlarım beni bağışlasınlar) 2 sene bir arada görev yaptık.Beni buradan spor işlerinden yararlanalım adına 1.bölümdeki isimlerini yazdığım yöneticilerim fabrika sahasının içinde bulunan bu müdürlükten,fabrika sahasının dışındaki personel binasının olduğu İş Güvenliği müdürlüğü servisine aldılar.Burada iş kazaları yapan işçilerin kaza raporlarını hazırlayacak ve bu müdürlüğün yazı işlerinden sorumlu olacaktım.Zaman içinde işlerimizin kapsamı daha da genişledi ve müdürlüğümüz işçilerin tahaffuz malzemelerinide (İş elbise araç gereçleri ayakkabı baret önlük maske vs.) üstlendi.Bu büyümeyle biz yine fabrikanın içerisinde olan ve daha evvel sadece Rus çalışan mühendislere mahsus yapılan haddehane müdürlüğünün üst kısmındaki, karabulaklar işçi lojmanlarına yakın tek ve bağımsız bir binaya taşındık.Bu binadan zaman içerisinde Ruslar fabrikanın çalışma şekline yada Rusya-Türkiye anlaşım şartlarına göre tamamen ayrıldılar ve bina bize mahsus hizmet yeri haline geldi.Burada bir olayı belirtmekte yarar görüyorum.Hayatımızda unutulmayacak bir anı olarak kalmış ve bu anıyı paylaşan arkadaşlar tarafından da unutulmaz bir hatıra olarak belleklerinden silinmemiştir.Mevzu ettiğim Rus mühendisler hemen hemen hepsi 45-50 yaşlarındalar ve bize özel maç teklifinde bulundular.Bunlarla yukarıdaki Etibank'ın kendi imkanlarıyla çimleyip yaptırdığı ve resmi maçların orada oynanmaya başladığı sahasında özel maç yaptık.Önce yaşlılıklarından dolayı küçümsediğimiz Ruslar bize nerdeyse tık tık paslaşmalarla top göstermeyip 5-0 çektiler.Neye uğradığımızı bilemeyip şaşırdık.Meğer gençliklerinde Dinamo Kiev,Dinamo Bitlis takımlarında ve bir kaç taneside Rus milli takımında oynamış futbol emektarlarıymış.Maç öncesi biz onlarla yaşlılıklarından dolayı maç bile oynamak istemez gülerken,maç sonrası onlar bizlere güldüler.Evet gelelim ana konuya;İşyerinde bir gün Mete Dereli idari ve sosyal faaliyetler müdürümüz "Şeyef acele gel" diye beni telefonla aradı.Mete abi "R" leri "Y" diye söylerdi.Bizde ona farkettirmez bu harfi söyleyemeyişine bir aradayken birbirimize onu taklit edercesine"R" harfleri söylemeksizin konuşmalar yapar gülüşürdük.Mete abinin idare binasındaki odasına vardığımda kapısını açmamla o da oturduğu masasından kalktı birlikte yukardaki mortaş madeninin grup başkanı Sacit Korkut beyin odasına çıktık.Sacit bey bizi gülerek karşıladı.Öteden beriden sohbetten sonra Sacit abi; "Şeref başta kardeşin olmak üzere Konya transferi sana ait" dedi.Bir süre daha toptan topçudan konuşmalardan sonra oradan ayrılıp Mete abiyle onun odasına indik.Mete abi, "Duyumu göydün" dedi, ve devam etti."Yeni futbolculay alınacak,alınan futbolculay,işe başlatılacak,sen kafandaki başta kaydeşin Hayyettin olmak üzeye futbolculayı beliyle,onlayla göyüş,kulüpleyinden lisanlayını almaya biylikte gidelim" dedi.Ayrıldım yanından.Bu kadar kelimeler arasındaki tüm anlatımın içindeki r harflerini y olarak söyleyip beni gönderdi.Müdürlük binamıza geldim.Hafta sonu Konya'ya gelişim de,görevim Seydişehir Etibank Alüminyum Spora transfer edilecek futbolcuları belirlemek olacaktı..02/Ocak-2024 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan
Yaşantılarımız rüzgarları,yağmurları,karları gördü.Hayatlarımız boyunca yürümelerle bitiremeyeceğimizi düşündüğümüz yollar yürüyüp,bitirdik.Yollar,yıllar bitmez tükenmez derken, gençlik yıllarımız tükenip gitti.Tekken iki, ikiyken üç ve dört,derken çocuklarla,torunlarla uzayıp giden sayıları artan geniş aileler oluverdik. Saçlara düşen aklarla yollarda bitiyormuş,yıllarda.Façalar düzgünmü diye ne çok bakardık aynalara.Ellerimizde tarak, birisine o bir tek birisine kendilerimizi beğendirmek adına, o zamanlar çok sık,şimdilerde ise tamamen yok olup cavlaklaşan yada aklar düşüp beyazlaşan yandan,sağdan,soldan şekil vermelere çalıştığımız saçlarımıza,ne özenler gösterirdik.Aklıma Bağdat Yolu şarkısı geliyor.Dinlemelere doyamadığım bu şarkıyı Çumra'da ilk pikap sahip oluşumuzla, taç plaktan dinleyip mest olmuş,bir değil defalarca dinlemelerimle Anamı bıktırıp gınalar getirtmiştim.Anam ben uyarılarla tınmayınca pikabı ve plakları ortadan kaldırmıştı. Anılar anılar Coşkun Sabah'ın da şarkılarında söylediği gibi;"Anılar birer birer gözümde canlandılar". Seydişehir alüminyum tesislerinde ilk görev yerim alüminyum müdürlüğünün malzeme takip bürosu oldu.Burada Beyşehir'den Eyüp Ünal,Seydişehir'den Cem Doruk Armay soy ismini hatırlayamadığım aynı kentten Mustafa ve yine soy ismini hatırlayamadığım Antalya'lı Süleyman adlı arkadaşlarla (Soy isimlerini hatırlayamadığım arkadaşlarım beni bağışlasınlar) 2 sene bir arada görev yaptık.Beni buradan spor işlerinden yararlanalım adına 1.bölümdeki isimlerini yazdığım yöneticilerim fabrika sahasının içinde bulunan bu müdürlükten,fabrika sahasının dışındaki personel binasının olduğu İş Güvenliği müdürlüğü servisine aldılar.Burada iş kazaları yapan işçilerin kaza raporlarını hazırlayacak ve bu müdürlüğün yazı işlerinden sorumlu olacaktım.Zaman içinde işlerimizin kapsamı daha da genişledi ve müdürlüğümüz işçilerin tahaffuz malzemelerinide (İş elbise araç gereçleri ayakkabı baret önlük maske vs.) üstlendi.Bu büyümeyle biz yine fabrikanın içerisinde olan ve daha evvel sadece Rus çalışan mühendislere mahsus yapılan haddehane müdürlüğünün üst kısmındaki, karabulaklar işçi lojmanlarına yakın tek ve bağımsız bir binaya taşındık.Bu binadan zaman içerisinde Ruslar fabrikanın çalışma şekline yada Rusya-Türkiye anlaşım şartlarına göre tamamen ayrıldılar ve bina bize mahsus hizmet yeri haline geldi.Burada bir olayı belirtmekte yarar görüyorum.Hayatımızda unutulmayacak bir anı olarak kalmış ve bu anıyı paylaşan arkadaşlar tarafından da unutulmaz bir hatıra olarak belleklerinden silinmemiştir.Mevzu ettiğim Rus mühendisler hemen hemen hepsi 45-50 yaşlarındalar ve bize özel maç teklifinde bulundular.Bunlarla yukarıdaki Etibank'ın kendi imkanlarıyla çimleyip yaptırdığı ve resmi maçların orada oynanmaya başladığı sahasında özel maç yaptık.Önce yaşlılıklarından dolayı küçümsediğimiz Ruslar bize nerdeyse tık tık paslaşmalarla top göstermeyip 5-0 çektiler.Neye uğradığımızı bilemeyip şaşırdık.Meğer gençliklerinde Dinamo Kiev,Dinamo Bitlis takımlarında ve bir kaç taneside Rus milli takımında oynamış futbol emektarlarıymış.Maç öncesi biz onlarla yaşlılıklarından dolayı maç bile oynamak istemez gülerken,maç sonrası onlar bizlere güldüler.Evet gelelim ana konuya;İşyerinde bir gün Mete Dereli idari ve sosyal faaliyetler müdürümüz "Şeyef acele gel" diye beni telefonla aradı.Mete abi "R" leri "Y" diye söylerdi.Bizde ona farkettirmez bu harfi söyleyemeyişine bir aradayken birbirimize onu taklit edercesine"R" harfleri söylemeksizin konuşmalar yapar gülüşürdük.Mete abinin idare binasındaki odasına vardığımda kapısını açmamla o da oturduğu masasından kalktı birlikte yukardaki mortaş madeninin grup başkanı Sacit Korkut beyin odasına çıktık.Sacit bey bizi gülerek karşıladı.Öteden beriden sohbetten sonra Sacit abi; "Şeref başta kardeşin olmak üzere Konya transferi sana ait" dedi.Bir süre daha toptan topçudan konuşmalardan sonra oradan ayrılıp Mete abiyle onun odasına indik.Mete abi, "Duyumu göydün" dedi, ve devam etti."Yeni futbolculay alınacak,alınan futbolculay,işe başlatılacak,sen kafandaki başta kaydeşin Hayyettin olmak üzeye futbolculayı beliyle,onlayla göyüş,kulüpleyinden lisanlayını almaya biylikte gidelim" dedi.Ayrıldım yanından.Bu kadar kelimeler arasındaki tüm anlatımın içindeki r harflerini y olarak söyleyip beni gönderdi.Müdürlük binamıza geldim.Hafta sonu Konya'ya gelişim de,görevim Seydişehir Etibank Alüminyum Spora transfer edilecek futbolcuları belirlemek olacaktı..02/Ocak-2024 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan


Yorumlar
Yorum Gönder