Ana içeriğe atla

TARLA ve EV YAPMA BİLGİSİ


 BUNLARI BİLMEDEN ARAZİ - TARLA - ARSA ALMAYIN

1. Tarla eğer 5.000 metrekareden küçük ise yasal olarak ev yapamazsınız.
2. Tarla 5.000 metrekareden büyük olsa bile, kadastral yolu yoksa yine ev yapamazsınız.
3. Tarlanın büyüklüğü 5.000 metrekare üzerinde ise yapacak olduğunuz evin toplam metrajı yani bağımsız bölümün alanı ekstra olarak kabul edilir. Yani, eğer 150 metrekare ev yapacaksanız tarlanız en az 5.150 metrekare olmalıdır. 80 metrekarelik bir ev yapacaksanız tarla 5.080 metrekare olmalıdır.
4. Tarla eğer tarım il müdürlüğü tarafından sınırı çizilmiş ova içindeyse 5.000 metrekareden büyük olsa bile ev yapamazsınız.
5. Sulama kanalı, sulama göleti vb. gibi DSİ çalışması yapılmış sulanabilir arazilerde 5.000 metrekareden büyük olsa bile ev yapamazsınız.
6. Sit alanı içindeyse 5.000 metrekareden büyük olsa bile ev yapamazsınız.
7. Kooperatif hobi bahçesi zaten ev olmaz, yaptığın ev de zaten senin sayılmaz. Aman dikkat. Kooperatif borcuna, varlığına ortak olursunuz, yaptığınız ev kooperatifin ortak malı olur, tek başına hiçbir hak iddia edemezsiniz (yıkılmadığını varsayalım)
8. Konteyner koyulur, prefabrik yapılabilir, bungalov yapılır diye özel bir durum ya da öyle bir müsaade yoktur ruhsatı olmayan herşey kaçaktır.
9. Belediye birşey demiyor yalanları ile yer satılıyor, öyle birşey yoktur, belediye çatır çatır yıkar, cezasını da keser, hatta ceza davası bile açılması için kolluk kuvvetlerine ihbarda bulunur, hapis cezası bile alabilirsiniz. Belediyenin yıkmadığı yani göz yumduğu olsa bile (!) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yıkar, parasını 2 kat olarak belediyeden keser ve bunu bile size ödetir.
10. Elektrik aboneliği olması belediyenin ya da devletin o yapıya izin verdiği, yıkmayacağı anlamına gelmez. Yıkılan bir çok kaçak yapıda elektrik vardır.
11. Yapı kayıt belgesine müracaat edilmiş olması o yapının izinli olduğu ve yıkılmayacağı anlamına gelmez. Belgesiz olan her yapı yıkılabilir.
12. Su çıkar, sondaj vurursun diyen herkese aldanmayın. 150 metre derine inip yine de su bulamayabilirsiniz. Kaldı ki, son birkaç yıldır sondaj yasağı vardır. Kaçak sondaj çalışması yaptığınız tespit edilirse yüzbinlerce lira ceza yiyebilirsiniz, kazılan yere beton dökmek zorunda kalabilirsiniz.
13. Elektriğe suya müracaat ettik, gelecek diyenlere de aldanmayın, milyon TL de verseniz bazı yerlere elektrik ve su asla gelmez, gelse de sizin ömrünüz yetmez.
14. Tarlanın etrafını çevirmeniz oranın vasfını değiştirmez, duvar örmeniz ya da tel örgü çekmeniz orayı arsa yapmaz.
15. Satılık ilanlarında tarlalara satılık ARSA diye yazan çok olur ama arsa satan daha yanlışlıkla TARLA diye ilan vermemiştir. Tarlaya arsa yazanlara dikkat edin. Köy içi imarlı olan yani kırsal yerleşik alan olarak kabul edilen yerlerde bu durum istisnadır. Köy içi alanlar da kayıtlarda tarla olarak geçer ama kadastral yolu olan tarla vasıflı köyiçi yerlere de ev yapabilirsiniz. Yani bir nevi arsa vasıflı olur. Almak istediğiniz yerin köy içi yerleşik alan içinde olup olmadığını belediyeden öğrenebilirsiniz.
16. Köylerde , Kırsal Mahalleler
de Bir yerin ifrazı için parselin Kadastro yoluna cephe olması ve en az 15 metre genişlik 20 metre derinlik sağlaması gerekir.
17. Ne alırsanız alın belediye ile ya da il özel idaresi ile veya Harita Bürosu ve Lisans lı bir harita bürosundan alacağınız bilgiler ışığında karar verin.
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...