O yıllarda görme,duyma,bilme,öğrenme,sevme,sevilme,istekleri,gezmeler ve çevremizi keşfetmeler;hepsi ama hepsi biz çocuklarca sahip olmak istediğimiz kavramlar olarak bizleri işgal eden etkenlerdi.Baharın gelmesi heyecanlar estirirdi,kuş cıvıltıları,leyleklerin,kırlangıçların gelişleri içimizi yeşertir,sınırsız,hadsız sevinçler verir,gökyüzünde uçuşları ve güzelliklerinin seyirlerine doyamazdık.İlkbahar'la kırlardaki bir badem ağacının çiçeklenişine,içimizde aşk başlardı.Yaz tatil demekti,özgürlüktü.Gök kubbenin altında doymak bilmediğimiz gün batımlarından,gökyüzünün sonsuzluklarında ışıldayıp,parlayan,yıldızlı gecelerine kadar etkileyici.Ya o canımızın çektiği paramız olur,olmaz,yerdik,yemezdik,tatları damaklarımızdaki,günün her saatinde istek duyduğumuz dondurmaları ve akşamları yazlık sinemalarıyla,farklı daha bir farklı,geçmiş günlerdeki yaşadığımız güzelliklerin içindeydik.Evet o zamanlar yaşanılan,yeryüzünün en güzel zamanlarıydı bizim olduğumuz o kentte sürdürdüğümüz hayatımız.Çumra'da evimizin olduğu yerdi dünya'nın merkezi.Tam tıpı tıpına ölçün,bakın.Bahçemizin giriş kapısının önü,demiryoluna kadar kocaman bir meydandı.Orada toplanırdık tüm çocuklar.Oyunlara orada başlar,herhangi birimizin muhakkak var olan bir futbol topuyla,evimizin oradaki kavaklığın yanındaki hemen onun bitişiğindeki terkedilmiş eski santralın kuzeyindeki boş,yağışlarla uzun süre yeşil kalan çayırlıklı alanda,kıyasıya,akşamlar inesiye kadar,futbol maçları yapardık.Bize neydi zamandan,Dünya'dan,geçmişten,gelecekten.Biz anı yaşayan ve sadece kendi varlığımızın farkında olan masum çocuklarıydık yer kürenin.Güz iner kuzey rüzgarları girerdi yavaş yavaş.Kırlangıçlar çekilirdi önce sessiz sedasız sıcak güney illerine.Habersiz olmazdı leyleklerin gidişleri.Veda ederlerdi toplanıp,Çumra semalarında tur,tur,turlayarak.Gökyüzü boşluklarında bir kaç kez uçuşlarıyla.Hüzünlü gelirdi biz çocuklara leylek vedaları.Daha bir sertleşirdi leylek gidişleriyle kuzey rüzgarları ve ilk evimizin önündeki kavak ağaçları sararmaya yüz tutar,sonra Çumra caddelerindeki akasyalar solar,evimizin hemen yanıbaşındaki Atatürk ilkokulumuzun bahçesindeki kayısı ağaçlarının yapraklarıda sararır,sonra tümden dut,at kestaneleri,elma ağaçları,söğütler,kavakların yapraklarının soluşları,takriben devam eden yaprak dökülmeleriyle,içlerde ürkü ve boşluk yaparcasına iniverirdi sarı sonbahar.Çumra'da Atatürk ilkokulumuzun tren yoluna bakar tarafı ve Karkın hemzenin geçitini rahatça pencerelerimizden görebileceğimiz okul bahçemizin sol köşebaşında olan iki katlı sarı boyalı evimizden,tüm tren geçişlerini görür,görmesekde gecenin geç saatlerini aşıp giden sessizliğinde rayların üzerlerinde kayıp giderlerken çıkardıkları gürültü seslerini duyardık.Bu sesler rahatsız edici gelmez,bir gün bu trenlerle yolculuklar yapma düşüncelerine dalar giderdim.Nere giderdi bu trenler,beni çok etkisine alan acı acı öten sirenleriyle?.Bu tren geçişlerinde,zamanın tanımadığım uçsuz bucaksız evrelerinin bulutlar ötesi sonsuzluklarına gitme düşünceleri taşırdım ..05/Ekim-2021 Şerafettin Sorkun/Konya'dan
O yıllarda görme,duyma,bilme,öğrenme,sevme,sevilme,istekleri,gezmeler ve çevremizi keşfetmeler;hepsi ama hepsi biz çocuklarca sahip olmak istediğimiz kavramlar olarak bizleri işgal eden etkenlerdi.Baharın gelmesi heyecanlar estirirdi,kuş cıvıltıları,leyleklerin,kırlangıçların gelişleri içimizi yeşertir,sınırsız,hadsız sevinçler verir,gökyüzünde uçuşları ve güzelliklerinin seyirlerine doyamazdık.İlkbahar'la kırlardaki bir badem ağacının çiçeklenişine,içimizde aşk başlardı.Yaz tatil demekti,özgürlüktü.Gök kubbenin altında doymak bilmediğimiz gün batımlarından,gökyüzünün sonsuzluklarında ışıldayıp,parlayan,yıldızlı gecelerine kadar etkileyici.Ya o canımızın çektiği paramız olur,olmaz,yerdik,yemezdik,tatları damaklarımızdaki,günün her saatinde istek duyduğumuz dondurmaları ve akşamları yazlık sinemalarıyla,farklı daha bir farklı,geçmiş günlerdeki yaşadığımız güzelliklerin içindeydik.Evet o zamanlar yaşanılan,yeryüzünün en güzel zamanlarıydı bizim olduğumuz o kentte sürdürdüğümüz hayatımız.Çumra'da evimizin olduğu yerdi dünya'nın merkezi.Tam tıpı tıpına ölçün,bakın.Bahçemizin giriş kapısının önü,demiryoluna kadar kocaman bir meydandı.Orada toplanırdık tüm çocuklar.Oyunlara orada başlar,herhangi birimizin muhakkak var olan bir futbol topuyla,evimizin oradaki kavaklığın yanındaki hemen onun bitişiğindeki terkedilmiş eski santralın kuzeyindeki boş,yağışlarla uzun süre yeşil kalan çayırlıklı alanda,kıyasıya,akşamlar inesiye kadar,futbol maçları yapardık.Bize neydi zamandan,Dünya'dan,geçmişten,gelecekten.Biz anı yaşayan ve sadece kendi varlığımızın farkında olan masum çocuklarıydık yer kürenin.Güz iner kuzey rüzgarları girerdi yavaş yavaş.Kırlangıçlar çekilirdi önce sessiz sedasız sıcak güney illerine.Habersiz olmazdı leyleklerin gidişleri.Veda ederlerdi toplanıp,Çumra semalarında tur,tur,turlayarak.Gökyüzü boşluklarında bir kaç kez uçuşlarıyla.Hüzünlü gelirdi biz çocuklara leylek vedaları.Daha bir sertleşirdi leylek gidişleriyle kuzey rüzgarları ve ilk evimizin önündeki kavak ağaçları sararmaya yüz tutar,sonra Çumra caddelerindeki akasyalar solar,evimizin hemen yanıbaşındaki Atatürk ilkokulumuzun bahçesindeki kayısı ağaçlarının yapraklarıda sararır,sonra tümden dut,at kestaneleri,elma ağaçları,söğütler,kavakların yapraklarının soluşları,takriben devam eden yaprak dökülmeleriyle,içlerde ürkü ve boşluk yaparcasına iniverirdi sarı sonbahar.Çumra'da Atatürk ilkokulumuzun tren yoluna bakar tarafı ve Karkın hemzenin geçitini rahatça pencerelerimizden görebileceğimiz okul bahçemizin sol köşebaşında olan iki katlı sarı boyalı evimizden,tüm tren geçişlerini görür,görmesekde gecenin geç saatlerini aşıp giden sessizliğinde rayların üzerlerinde kayıp giderlerken çıkardıkları gürültü seslerini duyardık.Bu sesler rahatsız edici gelmez,bir gün bu trenlerle yolculuklar yapma düşüncelerine dalar giderdim.Nere giderdi bu trenler,beni çok etkisine alan acı acı öten sirenleriyle?.Bu tren geçişlerinde,zamanın tanımadığım uçsuz bucaksız evrelerinin bulutlar ötesi sonsuzluklarına gitme düşünceleri taşırdım ..05/Ekim-2021 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar
Yorum Gönder