Ana içeriğe atla

HÜNER COŞKUNER








Boş akşamlarımda tv.lerdeki haberlerden ve diğer aktüellerden bıkkınlık gelmişde,bir köşeye çekilip müzik dinleme ihtiyacı hissetmişsem,internet imkanları ve olanaklarıyla,Youtube kanallarından ilk tercihim Hüner Coşkuner ve çok sevdiğim şarkısı "Haydi Tut Ellerimi" dinlemek olur.Bu şarkısını bir değil bir kaç kez dinler ve diğer şarkılarına geçer,ruhum müzikle mest olmuş serhoşluğum sürerken,hatıralarımın o güzellikler yaşadığım,eski günlerine dalar giderim.Yazılı ve görsel medya haberlerinden öğrendimki gülümsemesi ve daha çok ta yaptığı esprileriyle belleklerimizde ve gönüllerimizde taht kuran Hüner Coşkuner h
anımefendi vefat etmiş.Vefatından büyük üzüntü duyduğumu belirteyim.Pandemiden evvelki son yaz Anamur'a bir açılışa gelmiş,bu açılışta güzel şarkılarını dinlemek nasip olmuştu.Bizlere hitaben şarkılarına eşliğimizde"Sizlerin sıcaklığı benim Anamur'a yerleşme kararı almama neden oldu" demişti.Anamur ve biz çok seviniriz demiştik.Bizlere veda ederken üzerimizde Okyanuslardan karaya durmamacasına ılık esen Alizeler tadında sımsıcak bir etki bırakmıştı.Güle güle,ışıklar içinde uyu,tebessümleri yüzünden hiç eksilmeyen,kalplerimizde her daim bu duruşuyla yaşayacak olan güzel şarkıcımız.Yokluğunu her daim hissedeceğiz..5/Şubat-2021 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...