Ana içeriğe atla

ANAMUR YOLLARI YAR YAR-4


     Anamur yolları yar yar,yar yarki yar yar.Türküler yakılmış Anamur yolları üzerine.Torosları denize paralel sıra sıra uzanır gider ve kısım kısım yükseklikleri geçit vermemezlikleri vardır.Geçmek kolay değildir görkemleri azametleri cüsseleri ve bana güven telkin eden görüntüleriyle ah şu dağlarda küçücük bir çalı olsam diye düşündüğüm güzelim Toros dağlarını.Bir yol ve tünel yapımı var Silifke-Anamur arası güzergahlarda ömürler bittide bu yolların ve tünellerin yapımları bitmedi.Bazen gerek varmı mevcut yollar varken yenilerini yapmalara diye düşündüğümde olmuştur.Bu yolların viyadüklerin,tünellerin,köprülerin ülke ekonomisine açmış olduğu meydana getirmiş olduğu maliyet ve masrafların büyük meblağlar,tutarlar ettiği,maliyetlere malolduğu kabül edilirki altından kalkılır harcamalar değil ve ödemeleri ülkenin vatandaşlarının çok zamanlarını alır ama şimdiye kadar şu yaşlarıma kadar çok iktidarları gören bir kişi olarak oy verip başımıza getirdiklerimiz yol köprü tünel viyadük yapmaktan dağ devirmekten aşırı zevk aldıklarını ve bu tür iş ve uğraşlara balıklama çaylara göllere atlar gibi atladıklarını gören biriyim.Yaşantım boyunca bunlar çok zaruri ihtiyaçlar olarak her politikacı tarafından istisnasız uygulanmıştır.Elbette bu tür hizmetler çok ihtiyaçsa yapılacaktır.Yapılan lüzumsuz olmayanlar yapılmıştır ama kaç paralara nasıl ne şekilde yaptırılıp millet borç altlarına alınmıştır ve yapanların hiç birindende hesaplar sorulmamıştır.Gerçekten vatandaş bu kadar yola köprüye tünele hava alanına varken yıkılan yenisi yapılan stadlara her iki adım ötede mantar biter gibi cami küllüyelerine ihtiyaçlardan çok yiyecek ekmeğe ve yakacağa kafasını sokacak evlere ihtiyaçlar duymaktadır,bu tür lüzumsuzluklarda çağ atlama ve kalkınma hiç değildir.Diyeceksiniz "İtibardan tasarruf olmaz biz güçlü devlet büyük ülkeyiz"..Nasrettin Hoca deyimiyle evet sizlerde haklısınız..28/Ocak-2022 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...