Ana içeriğe atla

FARMA TURLA 2019 DOĞU KARADENİZ GEZİMİZ 4


Kuzuların sessizliğini değil meleyişlerini severim ve birde yıldızlı gecelerin yapay ışıkların olmadığı evrelerdeki zamanlarını.Bir zamanlar yaşadığımız yıllar öncesi teknoloji imkanlarının daha az olduğu evrelerde gökyüzünün bu ışıldayan gecesinin karanlıklarını aydınlatıp yol gösterici parıltılar saçan yıldızları,daha eskilerde çok çok öte geçen yıllarımızda köylerimizde ışığın olmadığı zamanlarda yaşarken bu yıldızlar gecelerimizde gözlerimize daha net görünür onların parıltılarını karanlık korkularımızda bir güvence bilirdik.Dışarda bir yerlerdeyseniz mesela bir Yaz akşamında harman yerinde yada bağda bahçede büyüklerinizin verdiği bir görevi icra etmek adına oralarda zorunlu bulunmuşsanız ve gecenin karanlığında aynı zamanda ürkütücü sessizliğinde yalnız tek başınaysanız gökyüzüne bakışınızla görebildiğiniz yıldızların şavkıyışlarını en iyi dostluk ve arkadaşlık olarak görür,onların altında sessiz,sakin akıp giden geceyi dinlemeyi sevdiğinizi hissedersiniz.Şehir ışıkları artık yıldızları görmelerinizi engelliyor.Şehirden ırak kırsal alanda böyle yıldızları bol bir yaz gecesinde Doğu Karadeniz gezimiz için Konya hudutlarından çıkan,farma tur otobüsümüz Karakeçili yollarında karanlıkları yara yara devam ediyor.Otobüsün ışıklarının söndürülmesiyle gecede duyulan araçın motor sesinin haricinde uyuyan yolcuları uyandırmamak için uyumayan yolcularda suskunluk ve sessizlik var.Kimilerimiz koltuklarında uyuyanlardan etkilenip kendilerini gözlerini yumarak uyku uyumaya zorlarken kimilerimiz ise gecenin ilerleyen saatlerini umursamaksızın uykuyu önemsemeyerek yaz gecesinin yıldızları bol gökyüzünün cam kenarlarında oturanları olarak,bende bunlardan biri,seyir keyfini sürerekten yıldızların şavkıyan ışıklarının altında Karakeçili yollarından Kırıkkale'ye doğru seyir alıyorduk.Sinop'a sabaha yakın varacağımızdan bazı kent ve beldelerin içinden geçip sadece tuvalet ihtiyaçlarımız haricinde bu yörelerde durmayıp yolumuza tur proğramı gereği devam edecektik.Çankırı'yı geçip Ilgaz'da bir ihtiyaç molasında durduğumuz esnada otobüsten indiğimiz zaman dışarıda Ağustos ay'ı olmasına rağmen yüzümüze vuran soğukla irkildik.Kastamonu' yuda her şehirde rastlanılan apartman çokluklarıyla görüp bu güzel beldelerinde betona teslim oluşlarının üzüntüleri içinde gerilerde bırakırken Boyabat'ı geçtikten sonra Sinop'un gözlerimize yansımasıyla artık yavaş yavaş tanyeri ağarmaktaydı.Karadeniz o muhtesşem eşsiz güzelliğinde ve sakinliğindeyken biz Sinop'a giriyorduk.Aklımda "Dışarda deli dalgalar" diyen Sabahttin Ali ve Sinop cezaevi vardı.23/Ocak-2020 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...