Ana içeriğe atla

YAPMAZ YAPAMAZ

     Bahtımızmı kara,alın yazımızmı kötü yazılmış vatandaşlar olarak her şeyleri pahalı alıyor bir türlü bütçelerimizi bazılarımız hariç ucu ucuna getiremiyoruz.Birileri bir araya gelerek bir parti kurarak sandıklardan  çıkan oylarla seçildiğini söyleyerek ülke idaresini eline alıyor sonra Bu ülkede Dünya'ya gelişimizle ömür sürdürerek gördüğümüz yaşlarla değişenin olmadığı bir tabloyu geç daha evvelki yaşadıklarımızdan çok daha kötülere,bataklara çamurlara batırıyor.O mu o?, saraylarda oturarak saltanat sürmeye  devam ediyor ve onu oradan indirebilecek bir baba yiğitde yok.Gerçekten yok.O ben seçildim buradan inmem,seçildiğim koltuktan ülkeyi batırsam yok etsem gençlerin geleceklerini karartsam bile kalkmam diyor.Bu gün ülkeyi gasp edip kendi başına babasının çiftliğine döndüren bu tek adam ortağı ile birlikte meclisten kendisine 30/Ekim-2021 tarihi itibarıyla bu milletvekilleri halkın vekillerimi bilmiyorum onların oy çokluklarıyla 2 yıl daha başkomutanlık yetkilerini kullanabilecek savaş teskeresi çıkarttı.Bu milletvekilleri halkın vekilleri olamazlar görülüyorki bir tek kişinin talimatlarıyla,kula kulluk biatına uyup ülkenin başına bu kişiye vermiş oldukları yetkiyle ne işler açtıklarının şuuru ve bilincinde değiller,onları sadece alacakları maaşlar ve özlük hakları ilgilendirmektedir.Tek adama ülkeye yabancı asker çağırma getirme ve ülkeye bu askerlerin girip girmeleriyle ne olacağını düşünmek bile istemiyorum el koyma yetkisi veriyorlar.Tek adam rahatsız,tek adam ileri derecede akıl yönünden sulanmış ama meclisin içinde bu yetkiyi veren milletin vekillerine ne diyeceğimi ne tür bir akıl sağlığı yakıştıracağımı bilemiyorum.Çıkıp bir zaman kürsülerden muhalefet parti liderlerinin gitmiş oldukları şehit cenazeleri,esnaf ziyaretleri sıralarında anlaşmalı kişilere saldırı yaptırarak ve utanmadan sıkılmadan "Bunlar daha iyi günleriniz daha başınıza neler gelecek göreceksiniz" diye görsel medyadan,bunu söyleyen ağız,ülkenin sorumluluklarını yüklenip bizlere refah ve zenginlikler getirsin diye oy verip bu seviyelere yükselttiğimiz şahsiyet çeyrek asırdır bizleri yönetiyor bu yönetmeyle ise vatandaş sefilleri oynuyor.Peki bu vatandaş sefilleri oynamasına rağmen nasıl bu adama defalarca,tekrarlarca,yinelerce sandıklarda oy vermeye devam ediyor?Aziz Nesin'in söylediği gibi hakikaten bizler millet olarak kafa yapıları düşünce yetisinden yoksun cahil sürülerimiyiz?Galiba üzülerek söylüyorum ve belirtiyorum zeka yoksunlarıyız.Yarın 29/Ekim-2021 yani yeni bir cumhuriyet yıl dönümü.Bu ülkede taş kum dere tepe ağaç böcü böcek sivrisinek  kedi köpek at inek aklınıza gelebilen herşey ama her şey özelleştirme adı altında satıldı,elde edilen gelirlerde buharlar edilip yok edildi.Kaça satıldı?Yok pahasına.Yerine ne yapıldı,tünel köprü viyadük bir başka ülkede gökdelenler ve ülkemizde minareleri göklere yükselecek camiler.Stadyumlar,hava alanları yahu ne bileyim uçakların gitmediği kentlere bile hava sahaları,eski türbelere restorasyonlar.Bunlar kaça yapıldı*Uçuk uçuk ederinden yüz kat daha fazla tutar olan bedellere.bunlara halk yoksulluk çekerken gerek varmıydı?yok.Bu paralara birde yabancı ülkelerin mahkemeleri hak arayıcılığı garantileri verilmekte.Bu şekil anlaşma ve sözleri,taahhütleri vatan haini olsa bile vijdana gelir bu ülke benim ülkem der yapmaz yapamaz..29/Ekim-2021 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...