Ülkem insanlarının güzel mutlu zamanları olmuşmudur?.Olmazmı hiç!!Ben bu zamanları yaşadım.O yokluk yıllarında,alamazken,bulamazken zor şartlarda,kıtlıklarda illaki parayla elde edilen bir şeylerden değilde;kendi kendimize düşüncelerimizle veya büyüklerimizden öğrendiklerimizle,yere çanaktan,çömlekten,cereden,eskimiş küpten yada damdaki kırık bir kiremitten elimize çekiç vazifesi görecek aldığımız uygun bir taşla,düzgün kırmaya özen gösterip,7 sayısına tamamladığımız kırık çanak,çömlek parçalarını yada kiremitleri,üst üste dizerek,bir mesafe belirleyip,bu mesafeye ayağımızı yana eğerek yada elimize aldığımız bir değnekle çizilen çizinin üzerine bir kaç kişi dizilerek,ebe olarak belirlenen ebe arkadaşımızın dizdiği kiremitlere top atarak dizili kırık kiremitleri devirmeye çalıştığımız,gülmelerimizle geçen o yıllar ülkemde geçirdiğim en mutlu ve en güzel zamanlardı.Yakar toplar,uzun eşek oyunlarımız,ya güvercin takla oyunlarımız ve daha nice,nice oyunlar!!...Bunları biz değil bütün ülkemin çocukları ayrı ayrı kentlerde yaşadılar ve bu mutlu günleri ülkemiz insanları olarak gördüler.Komşularımız olsun,yada olmasın.Çarşıda,pazarda,sokaklarda bir başkaları,tanıdık olsun olmasın,yüzümüze yansıyanlar da dahil,hep sevdik bir birlerimizi.Biz o kentin aynı havasını soluyan,suyunu içen,ekmeğini yiyen insanlarıydık.Biz mahalle mahalle gezer,oralarda yeni arkadaşlıklar edinir,candan dostluklar kurardık.Çelik çomak oyunlarımız vardı heyecanlarla dolu,bütün mahalleyi saran,sarmalayan,herkesleri etkisine alan.Şimdi ne kalleş zamanlardayız,ne pis evreler yaşıyoruz,herkes bir birine delice öfkeli,herkes bir birine madik atacak gibi ve kimse kimseye güvenmiyor.Dedimya ükemin mutlu,güzel zamanları olmuşmudur diye.Ben ve ben gibiler,hepten bizim evreler,bizler bu güzel zamanları kıtlıklar,yokluklar zamanlarında;alamasak,edinemesek bile,bularak,buluşturarak,uydurarak,ulayarak,ekleyerek,tamamlayarak dolu dolu,heyecanlar duyarak,hazlar alarak yaşadık.Sadece biz,biz yaşadık..12/Ekim-2022 Şerafettin Sorkun/Anamur'dan
Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...
Yorumlar
Yorum Gönder