Ana içeriğe atla

BU YERLERDE

         Aşkımı dillere düşürdüm.Sokaklarda atılmış bir hiç konumunda.Aşk;kötü rampa,dikenli yol,sarp kayalar,aşılması çok güç olan engeller.Görmez olaydım varmaz olaydım,iki gözüm önüme akaydı,ayaklarım çöm olaydı da ben bu hiçliğin içinde bulunmayaydım.Git al eline sapanı,ağaçların arasına gir,tepelerdeki bağların yollarını tut,kuş peşinde koş akşamlara kadar.Bıldırcınlar,kınalı keklikler,siner serçeler avla ama,bu şekil seni hiçleştiren,aşk denilen kavramlara bulaşma.Olacak işmi seninkide!!Peri padişahının kızına,Çoban Sülü gönül vermiş.Gönlüm sus,gık deme,hiç sesleşme,kat önüne davarları,al çıkınını,giy çarıkları,senin aşkın meleyen koyun,kuzu sesleri,anasını emmek için bekleyen buzağıların böğürükleri.Sessiz ol onlar melerken,nefesini tut bu güzellikleri dinleyip yaşarken.Rüzgar nefestir soluklanır,bazen ılık,bazen serin.Farkındalıkla öperim içime çekerim o nefesi.Tuttuğum öpebildiğim bende kalır,öpemediğim ağaçları sallar,Bahar la yeşil yada Sonbahar la sarı yapraklarını hışırtatır.Bu hışırtılar benim aşkım.Beyaz bulutların çokluğu olur ben tepeleri çıkarken.Masmavi gökyüzü belirir yukarılara çok yukarılara bakışlarımda.Bir olasım var yaşaması bu kadar güzel gelen,güzel olan bu yerlerde.04/Eylül-2022 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...