Kitleleri mıknatıs gibi çekerek hastalık derecesinde sarıp sarmalayan bir kavramdır futbol.İkamet edip oturduğunuz mahallede küçüksünüz,büyükler maç yapacak, oynayacakları oyuna sizide alsınlar diye gözlerinin içine bakarsınız,onlar ya bir kişi eksik maçlarını yapar,oyunlarını oynarlar yada takımlarındaki eksik kişiyi tamamlarlar ama tamamlanan,takımın içine alınan eksik kişi siz değilsinizdir.Küçücük yüreğinizde öyle bir acı oluşurki,sessiz sedasız bir köşeye siner şıpır şıpır gözyaşı dökersiniz,sonra bir iç çekersinizki inanın dağlar gümbür gümbür yıkılır,nehirler kurur gökyüzü hüzünlenir kararır ve hayat birden sizi büyümelere, kocaman adam olmalara iter.Ben futbolun tarihine değinmeyeceğim geçmiş yıllardaki,çocukluğumdaki sahalarda yüreklerimizi bir meşin yuvarlağın içine sığdırıp bulduğumuz alanlarda,çayırlarda bu yuvarlağın peşinden koşmalarımızdan da bahsetmeyeceğim.Hepimiz biliriz,hepiniz bilirsiniz.Yaşanılan şehirlerde sporu seven,spora gönül vermiş kişiler bir takım kurar, kurdukları takımlarla liğlerde kulüp hüviyetiyle maçlara çıkılır ve futbol müsabakaları yapılır.Zaman içinde nüfus arttıkça her mahalle;sporu seven kişiler tarafından kendi mahallelerinin takımlarını kurup bir kaç büyüğün önderliğinde takım hüviyetleriyle müsabakalara çıkılır.Takım kaynaşma, bir birleriyle sosyal ilişkilerin artması aynı zamanda rahatlama ve güvendir.Devlet kurumları artan siyasal olayların azaltılarak, gençlerin sportif faaliyetlere yönelmeleri ve olimpiyatlarda Dünya ülkeleri arasında Türk sporcularının başarı elde etmesi,ülkemizi temsil etmesi ve ay yıldızlı bayrağımızın göndere çekilerek, semalarda dalgalanmasını, kaliteli milli oyuncular yetiştirmek amacıyla milli takımımızın başarılı olması gençlerin spor alanlarına çekilmeleri düşünceleriyle futbolun bu revaçtalığını sporculara daha iyi imkanlar ve olanaklar sunarak sahiplenir hallere geldiler.Spor artık Avrupa ülkeleri gibi yaşam biçimimizdi.O yıllarda ülke yöneticlerinin politikaları haline geldi.Kit kuruluşlarına 5 spor dalında faaliyet gösterecek zorlamalar getirdiler.Kit kuruluşlarının spor uğraşları birdenbire amatör spor yapısını değiştirdi.Kamudan destekli spor kulüpleri kendi kadrolarında maaşlı antrönörleri ve kaliteli futbolcuları kulüplerinin takımlarının çatısı altında topladılar.Bu camiada diğer mahallelerinin takımları olan amatörce sürdürülen kulüplerde futbola gönül vermişlik ruhuyla pür-amatör spora teslim olup,futbolu düşünen futbol oynamaya çalışan kulüplerin sporcularının para veren kulüpleri tercihler etmeleriyle kendilerininde kaynakları olmadığı ve bu imkanları sağlayamadıkları için maddi açıdan sıkıntılar çeken kulüpler olarak kadrolarında kaliteli futbolcuları tutamaz hallere geldiler.Kamu kuruluşlarının para ve iş imkanları sağlaması bir çok futbolcunun profösyönel futbol hayatlarına kendi istekleriyle son verip bu kurumlarda işe başlamak geleceklerini garanti altına almak düşünceleriyle amatör olup, bu kamu kuruluşlarının kadrolu futbolcuları oldular.Artık amatör futbolculuk ve futbol;pür amatörlükten çıkılıp, kadrolarıyla her gün antreman yapabilen profösyönel bir futbol takımı hüviyeti statüsü konumuna büründü.
Seydişehir; Soğla gölüyle,gölün sularının çekilip tarla hüviyetini taşıdığı konumlardayken,etrafında bulunan köylerin 7-8 seneye yayılan tarıma uygunluğuyla,bu alana ektikleri dünya kalitesindeki nohut ürünlerini,o yıllarda küçük bir kasaba niteliğindeki bu kente getirip,buradaki leblebicilere satarak,leblebicilerin imalatlarıyla,ülkemizde kaliteli leblebinin başkentiydi.Seydişehir'de Alüminyum tesislerinin kurulmasıyla,bu kentin leblecileri,köklü bir geçmişi olan lebleciliği artık yavaş yavaş bırakıyor,bırakmasada tek tük hale düşürüp,başka alanlardaki getirisi daha kolay ve iş hacmi daha az mesleklere yönelmeye başlıyordu.Evet Soğla gölü (Suğla) 7 yıl suları çekiliyor 7 yıl sonra göle dönüşerek suların gelmesiyle ekolojik denge farklılaşıyordu.Bu yöre insanı sular geldiğinde balıkçılık,suların gitmelerinde zirai işler niteliğindeki bu büyük hamuslu ekenek alanından,tarım ürünlerinden yararlanmaktaydı.İç Anadolu'nun bu bölgesinde sıradağlar gibi uzanıp giden Torosların,bu taraflardaki dağ bloklarında çok asırlar yetecek Alüminyum rezerv yatakları bulunmasıyla,Seydişehir ve civar köyleri daha doğrusu ülkemizi tümden etkileyen farklı bir yaşam alanı olmuş,kentin demografik yapısı da kısa sürede değişmiştir.Gelişen ve gelişmeyen kentlerde sosyalleşmeleri çocuklar ve gençler başlatırlar.Bu sosyalleşmeler gelir düzeylerine endekslidir.Seydişehir'de artan nüfusla, bu nüfusu teşkil eden insan yapılarının fabrikayla birlikte ekonomik yapılarında da değişikler olduğu muhakkaktır.Etibank Seydişehir Alüminyum tesislerinde bulunan yönetici kadroyla birlikte,bu kadronun insan yapıları sosyal faaliyetlerin halk yapılarına sunulacak sosyal hizmetlerinde mimarları uygulayıcıları oldukları kadar beşeri ilişkilerin memnunluk ve hoşça vakit geçirilmesi açısından yaptıkları hizmetlerden dolayı akıllarda ve belleklerde kalarak unutulmayan insanlar olarak hafızalarda yaşamaktadır.Futbolun bu kente yerleşmesini, kişilik bulmasını dağdaki Mortaş madendeki tesislerin sorumlu başkanı Sacit Korkut aşağıdaki tesislerin Grup Başkanı Celal Kurtuluş ve tesislerde ticaret müdürü olarak görev yapan Hayri Cevizci beyefendiler kısım kısım,sıra sıra senelere göre devam eder görev basamaklarıyla müessesenin müdür yardımcısı Erdoğan Saynak,sosyal faaliyetler müdürü Mete Dereli ve Konya futbolcularının kulube transferler edilip alınmasıyla o zaman yönetim kadrosunda olan Ünal Ketencioğlu,Nuri Mutlu,Hüsnü Boğa,Ramazan Ceylan,Tümer Keskin,Orhan Güngör,Fuat Şahin,Mustafa Memeç,Doğan Mutlutürk gibi isimleri aklımda kalan yöneticiler olarak adlandırabilirim.Bu saydığım isimlerden bazıları bu yaşamdan kopup, ebediyete intikal etmişlerdir ama isimleri halâ o evreleri bilenlerin belleklerinden hiç silinmemişlerdir.Konya'dan alınan sporcularla birlikte maçlar bir sezon sarı siyahlı formayla Seydişehir spor olarak oynandıktan sonra,kulübün ismi ESAS; açılışı Etibank Seydişehir Alüminyum Spor olarak değiştirilmiş,kulübün forma renkleride eski sarı siyah renklerden alüminyum madeninin topraktan çıkan işlenmemiş haldeki rengi olan bordo ve alüminyuma dönüşünce beyaz görsel sergilemesiyle bordo-beyaz dönüştürülüp bu şekilde tescil ettirilmiştir.Seydişehir'de spor adına Alüminyum fabrikasının ve Seydişehir'in kulüp olarak birçok sporcular yetiştirip Türk futboluna kazandırmaları spor çevresi camiası içerisinde tanınmaları Konya futboluna da, iyi sporcularla kadro oluşturup,bu sporcuların oynadıkları güzel futbolla renklilik getirdikleri kabül edilir bir gerçektir.Sarı Siyah forma renkleriyle uzun yıllar Konya amatör küme liğlerinde mücadeleler edip, Türkiye nin her yerinden çok üstün yetenekli futbolcuları maddi ve iş olanakları sunarak getirmelerine,kulüp renklerine bağlamalarına rağmen,bir türlü Konya şampiyonu olamamışlardır.Konya amatör futbolu 70 li 90 lı yıllarda kıran kırana maçların oynandığı,takımlarına destek veren hastalık denecek kadar fanatik taraftar kitleleriyle de Cumartesi ve Pazar günleri tam bir karnaval havası yansıtırcasına Şehir Stadyomunda herkeslerin maçlara ilgi gösterdiği evrelerdir.
Futbol maçları Konya da sert oynanmakta bu sertliklerle maçı kazanan kulüp yöneticileri ve taraftarlar bu şekil oyunu ve maç kazanmayı gayet doğal bulmaktadır.Seydişehir'de Alüminyum Tesislerinin sosyalleşmeler düşünceleriyle önemsenip ilk plana aldıkları futbol takımı için alınan çok kaliteli futbolcuları Konya fatbolunun sertliklerine direnç sağlayamamakta,teknikliklerini sertlikler yok etmektedir.Haliyle Seydişehir futbol kulübü sporcularının üst düzey teknik özellikleri bu sert futbol karşısında bozulup pek işe yaramamakta,bundan dolayıda bir türlü istedikleri başarıyı elde edememektedirler.Bu düşüncelerle harekete geçilir ve hareketler maddi olanaklarla başlatılır.Maddi imkanları vardır o zaman bu maddi imkanlar doğrultusunda her tür seferberlik başlatılacaktır.Seydişehir'in stadyomu maden yolunda ve mesafe olarak şehre ve fabrikaya uzaktır.Fabrikanın içerisinde bekar işçiler için yapılan karabulak lojmanlarının olduğu yerde daha evvel eğitim ve sosyal faaliyetler müdürlüğü bünyesinde hizmet gören bina,sivil savunma amirliği nispetinde görev anlayışıyla devam etmektedir.Seydişehir ülke genelinde sağ sol çatışmalarının işçi kesiminin fazlalığından dolayı en fazla yaşanan seçilmiş bölgelerinden biri olduğu kesindir.Sendika ağalığının sürmesi açısından bu sendika ağaları buralarda kendileri fikir ve görüşleri doğrultularında kişi ve militanları fabrikaya alma hak ve özgürlüğünün kendilerinde olmasını istemekte,bunda da siyasi güçlerinin iktidarlarda ortaklık yapması işlerine gelmekte,haliyle devletteki siyasal yapıları kendilerine amade militanlarını rahatça fabrikaya işçi olarak alabilmektedirler.Daha evvel DİSK sol görüşlü sendika çeşitli olaylarla yok edilip,sağ görüşlü Türk-metal sendikası Alüminyum Tesislerinde yetkiyi eline geçirmiştir.Militanlar artık bu sendikanın istediği görüş ve düşünceleri taşıyan kişiler olacaktır.Bir partinin yapısına uyan üye kişiler,militan özelliğine uygun kişilerdir.Okullarda ve yurdun her tarafında başlatılan sağ sol çatışmalarında ülkeyi komümistler olarak gördükleri rakiplerinden en iyi koruyacak kişiler bu alınan militan kişilerdir.Haliyle işe alınmalarda onlarda en ön sırada olanlardır.Fabrika sendika ağaları artık bu militanlarla kendilerine destek olacak,kendi sendikaları haricinde başka bir sendikayı yaşatmayacak vurucu güç olan teşekkülü oluşturmuşlardır.Bu sağ sol meseleleri halkı ayrıştırıp bir birlerine düşman eder vazieyetlere düşürdü.Saf duygular taşıyan vatandaşlarımız tarafından bir türlü anlaşılmayan bu kardeş kavgaları destek ve itibar görmemektedir.Türk milleti bunun kendileri üzerinde oynanan emperyalist ülkelerin projesi olduğunu bir türlü anlayamamıştır.Bu proje aşı yapılan ağacın çok fazla meyve vermesi misali saf köy çocukları ve taşra insanımızda aşı tutar gibi çok iyi tutmuş,çok insanımız hayatlarından olmuştur.Hukuk,polis asker şu bu vs. o zamanlar şöyle genel anlamda bir gözden geçirilse bütün kurumlar bu projenin içinde yer aldılar.Böyle düşünmek elbette millet birliği en derin vatandaş yapısı olan Türk toplumumuza yakıştırlan bir kaftan ve düşünce olmasada insanları midelerinden vurup bu kapsamın içine çok rahat aldılar.İcabediyormuydu bu ayrıştırım? etmiyordu ama icap ettirdiler.
Seydişehir e gelen giden ve bilhassa fabrikaya kendi görüşleri doğrultusunda olmayan kendi yetkileri yani sendika dışında fabrika idaresince alınan kişiler artık takiptedir.Kim tarafından takiptedir?Seydişehir de köklerini sürdüren sendika tarafından.Kişinin kılığına kıyafetine giyimine saç şekline aldığı okuduğu gazeteye uydurulacak bir bahane olacak ve hemen bu kişiye komünist damgası vurulup,militanlarca komünist var zannıyla gönderilen kalabalıkla orada bulunan insan kalabalıklarınında görüp ders alacağı düşünceleriyle saldırılacak,bu saldırıyla yapayalnız ekmeğini kazanmaya gelen kişi korkutulup sindirilecek,biat ettirilip kendi saflarına çekilecektir.Karakola gidip şikayetçi olmakmı,savcılığı dilekçe verip şikayette bulunmakmı?.Güldürmeyin..Bunları yani bu durumları çok iyi bilen fabrika idarecileri; futbolcularının bir tehlikeye,saldırıya maruz kalmamaları için,onların karabulak lojmanlarında ve yukarı sitelerde kalmalarına rıza göstermeyerek yukarıdaki satırlarda mevzuu edilen eğitim ve sosyal faaliyetler binası futbolcuların televizyonlarını izleyecekleri ve yatacakları yer haline getirilir ve idman yapacakları bir sahada anında kaldıkları yatakhane önlerine yapılarak rahatca idman sorunlarıda bu şekilde giderilmiş olur.Maçlara çıktıkları maden yolundaki saha çim saha değil toprak sahadır süratle yukarıdaki bekarlar sitesinin oradaki tesislere ait olan koca bir alana biri çim biri toprak olmak üzere 2 adet saha yapılır.Konya da 3 no'lu saha toprak, 2 no'lu saha ise çimdir.Toprak sahada yapılacak maçları olursa o hafta toprak sahada idmana çıkılacak, 2 no'lu çim sahada maç yapılacaksa, çim sahada idmanlara çıkılarak futbolcuların sahaların şartlarına uyum sağlamaları sağlanacaktır. Sahalarının yapılıp, tamamlandığını Konya Beden terbiyesi İl Müdürlüğüne bildirirler.Bu bildirimle çekilen fikstürlerde maç oynayacakları sahaları artık tesislerin içindeki bu yeni yapılan sahalar olacaktır.Buraların yapılmasıyla fabrika içerisindeki kaldıkları yerlerden tüm sporcular ayrılarak, kendilerine tahsis edilen yukarıdaki bekarlar sitesi denilen lojmanların bir bloğuna taşınarak,idmanlara kendilerine yakın olan sahalarda çıkmaya başlamışlardır.Artık sıra Konya kulüplerinin teknik ve sert kaliteli futbolcularının Seydişehir futbolunun temsilciliğini yapan fabrikanın takımı olan kulübün renklerine bağlanmasına.Transfer edilecek utbolculara iş imkanları sağlanarak transferlerine başlanmıştır.
Konya amatör futbolunun tek hakim kulübü her sene şampiyon oluşuyla Konya ve Türkiye'de dikkatleri üzerine çeken İstasyon Demir Spor futbol kulübüdür.Konya'mızın bu güzide kulübü bir kezde başkanları Ali Gözönü ve antrenör Köksal Gürler çalıştırıcılığında Türkiye şampiyonluğu kazanmıştır.Seydişehir'de öyle bir kadro kurulmalıdırki, Konya'daki 1.amatör spor kulüpleri arasından Etibank Sas Konya şampiyonluğunu göğüslemeli ve Türkiye şampiyonluğuna katılmalıdır.Bu klasmandan geçtikten sonra onlara Türkiye şampiyonluğu çok daha kolay görünmektedir.Bunun için bir transfer politikası yapılmalı takımda kalacak eski futbolcular belirlenmeli,başka kulüplere gidecek futbolculara kolaylıklar sağlanmalı,futbol oynamayıp çalışacak olan sporcularda ihtiyaç olan ünitelere çalışmaları için tasniflenmelidir.Toplantılar yapılır,grup başkanı Celal Kurtuluş ve yukardaki maden ocakları Mortaş madenin sorumlusu Sacit Korkut beylerin onaylarıyla, transfer komitesi oluşturulur.Yeni kurulucak takım yeni alınacak futbolcularla fişek gibi olmalı Konya amatör kümesinden puan farkıyla şampiyon olup, lider çıkılmalıdır..01/Ocak-2024 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan

Yorumlar
Yorum Gönder