Ana içeriğe atla

KIŞ GİBİSİ

     En çok görselimde çimeniyle toprakları dağları cıvıltılarla öten kuşlarıyla ufukları ve beyazlıklarıyla pamuk görünümündeki bulutlarıyla sevebildiğim kadar dediğim ama ne kadar çok diyeceğiniz kelimeleri sizler ölçütlerken benim seviyelerini bilemeyeceğim çokluklarda içime sığdıramayacağım ve bununla övünçler duyacağım bir serbestlik arzeden doğa sevda tutkunluğum var.Şu yağışlar yolları kapadı işi gücü engelledi per perişan eyledi fakiri fukarayı odunsuz kömürsüz yakacaksız bıraktı sokaklarda arabalar karların çokluğundan kakılı kaldı desenizde tırıs geçin bunları onlar insanlar olarak sizlerin sorunlarınız.Çalmasanız kendinize kırp edip avurtmazsanız bu sorunlar sorun olmaktan çıkar ve kimseler ne soğuklarda kalır nede aç perişan muhtaç durumlara düşer ve yağışları o kafanızda öcü gösterir mevzulara dönüştürür gündem haber niteliğiniz olarak yazılı ve görsel medyanızda mevzular eder yaygaralar haline getirmezsiniz.

      Kış karlarla yağmurlarla kışlığını göstermeli,topraklar ıslanmalı ve mevsimler durağan sadece bir nispet ve standart konumdan olmayıp o eski yağışların olduğu şekilde şu günlerdeki yağar görsellerinde olduğu gibi olmalı ve gezegen bu döngüsüyle yeniden canlanmalı yaşam ve hayat bulmalı.Ben buradan gezegenin meclisinde gezegenin bir vekili olarak yer küremizin hayat bulacağı bu doğa olaylarına parmak kaldırıyor onay gösteriyorum.Parmaklarınız kalksın istiyorum kış gibisi yaşamak gibisi.26/Ocak-2022 Şerafettin Sorkun/Ocak ayı kış yelini kovarken/Anamur'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...