Gökyüzünün hüznü,hüznüyle gözyaşları döküşüne benzer yağmur inişleri.Pencerelerden dışarıda bir gıdım yağmur görüşümle,gök kubbenin bu hüznüne sevindim.Bu sabah yağmur çiselemesi bana bu tariflemeyi yaptırdı.Ayrıca Konya'ya hafif,tatlı bir serinlik getirmiş.Bahçeye çıktım.Yerlerde ağaçlardan düşen kızılımsı ve sarı yapraklar var.Ağaçlar mevsim gereği,gece ayazlarıyla üşüyor,üşüyüncede yaprakları solgunlaşıyor.Kuşlar yağmuru duyuylarıyla önceden hissedip çelen altlarına sinmişler,.Cıvıldamaları kesilmiş sessiz beklemedeler.Yağış onları bu tür siperlere saklanmalara iter.Gökyüzüne bakıyorum,görüntü flu.Keşke diyorum sicim gibi yağmurlar inse,gök hüzün hüzün hüzünlense.Bahçeyi dolaşıyorum.Üzüm vermeyen asmaları budadım.Niye üzüm vermiyorlar?cinslerinden olsa gerek.Kabül ederimki sarmalık yaprakları çok güzel.Kıyamadığımdan söküp kaldırmıyor bahar gelince yeşillikleriyle avunuyorum.Aşısız,meyve verme aşamasına gelmiş iki cevizim var.Bahçenin biri bir,diğeride öbür köşesinde.Aşısız oldukları için beni pazardan ceviz almaya muhtaç etmeyecek cömertliklerde değiller.Dallarına çıkıp koparabildiğimi koparıyor,tepelerde koparamadıklarımı kargalara bırakıyorum.
Artık bana Konya'dan ayrılıp Anamur'a doğru yol alma zamanı geldi.Bu mevsim Akdeniz görülesi yaşanası güzelliklirle dolu.Telefonla arayan komşularım "Ne duruyorsunuz Konya'da çakılı kaldınız,biz halâ deniz keyfi sürüyoruz" diyorlar.Denize dayanamadığımı bildiklerinden beni galeyana getirmek istiyorlar.Dedikleri doğru,hava sıcaklıkları Adana-Mersin ve Antalya'da 29-31 dereceler arasında.Hava raporu haberlerinde bu bilgileri medyadan alabiliyor ve görebiliyorum.Dereceler dedimde ilk dereceyi Çumra'da ilkokul 4.sınıftayken karlı bir kış gününde,öğretmenimiz Haydar Gençtürk,pencerenin kenarlarındaki limonluklara kadar yağan karların üzerine,sınıfın penceresini açarak küçük bir termometreyi batırmış ve dışarıdaki havanın sıcaklığını ölçmüş,sonra dereceyi sınıfa alarak sınıft sıcaklığıyla dışarda ve içerde hava sıcaklık dereceleri şu şekilde diye bizlere o günkü ilk hava raporu bilgisini vermişti.Hiç unutmam kiloğram bilgilerinide Çumra'nın pazarının kurulu olduğu bir gün pazara giderek tartı aletlerini satıcılarda canlı pazar yerinde görmüştük.Hey gidi günler hey,bu kadarmı çabucak habersizce geçip,tükenip gittiniz!!..17/Ekim-2021 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Evet abi o yìllardaki eğitim kalitesi gerçekten daha yüksekti, öğretmenlerimizinde bir şeyler verebilmek için ne büyük çapalar içinde oldukları hepimizin malûmu. Aynı sizin gibi bizlerde ilk okullarda pazar da kg, manifaturacıda metre ile tanışmıştık. Okulumuzda Tlf vardı ama sınıfımızda evlerinde tlf olan hiç bir ögrenci çıkmayınca, Okulumuzun yanındaki pancar müdürlüğü aradı Şevket Baran ögretmenimiz. Ben dahil bir kaç ögrenci karşıdaki kişi ile tlf da konuştuk. Teneffüse çıkınca bizdeki değişiklik görülmeye degerdi. Adeta sınıf atlamıştık başka arkadaşlarımıza ballandıra ballandıra çok büyük bir mariet gibi anlatmıştık. Yıl 1963 Çumra Aratürk ilkokulundan .
YanıtlaSil