Ana içeriğe atla

KOZAN - ALİ İHSAN KÜTÜKOĞLU TELEFON SÜRPRİZİ


   Bir kaç gün evvel Adana/Kozan'dan çocukluk ve sınıf arkadaşlarımdan Ali İhsan Kütükoğlu Adana'dan beni telefonla arayıp,bu günden için,sırf içindeki Kozan özlemini dindirmek adına,Kozan'da olacağını belirtmişti.Kozan'a selam söylemesini,bağları,bahçeleri,sokakları benim içinde dolaşmasını hatta ve hatta o çocukluk yıllarında adına iliştir dediğimiz sokakta bir yer merkez edilerek üstü örtülü 3 tekerlekli seyyar arabada satılan sucukla ekmek arası yapılan çok sevdiğimiz yiyecekten halâ varsa yemesini,bardak bardak götürdüğümüz şalgamlardan içmesini söylemiştim.Bu gün Kozan'dan teledonla arayıp,Kozan'da olduğunun teyidini yaptı.Mezarlıktan çıktğını ve melek girmez sokağı tariflememi söyledi.O arabada giderken devam eden telefon muhaberatımızda Zahide Eker'lerin evlerinin oradan geçiyor olduğunu,bu cadde yukarıya kadar hamam sokaktır ve ekerlerin evlerini geçtikten sonra ilk sokaktan hemen sağ tarafa dönmesini belirttim.Ali İhsan tamam deyip döndüğünü belirttikten sonra,150 mt.falan gitmesini o telefonu kapatmayıp tamam komutlarıyla giderken sağda bir sokak geldi demesiyle ,evet hemen oraya gir,orası melek girmez sokak dememle 3 yıl boyunca oturduğumuz aslanpaşa mahallesindeki melek girmez sokağı benim yönlendirmemle buldu.Sokakta bir bayan olduğunu söyledi ve anlıyorumki bayanın yanına varıp durdu.Direksiyondayken arabanın camını indirdiği ve durduğu düşüncelerindeyim.Hanımefendiye seslendiğini duyuyorum. "Hanımefendi melek girmez sokak burasımı".Ben sesleri duyuyorum,bayan evet burası,kimi aradınız diyor ve Ali İhsan bana cevaplara karşılık evet burasıymış diyor ve ben tek tek o sokaktaki komşularımın adlarını Ali İhsana söylüyorum.Bayan yine telefondan,onların konuşmalarını duyabiliyorum."Ben o söylediğiniz kişilerin gelinleriyim" diyor.Bunları,karşılıklı konuşmalarını Ali İhsanla tlf.muhaberesi ederken duyabiliyor,söylenenlere kulak kesiliyorum.Hanımefendi mevzu kişiler hakkında size bilgi vermesi için birisini çağırayım diyor Ali İhsan tamam diyor ve başka bir hanım geliyor ve Ali İhsan ona benim söylediğim isimleri sayarak tekrar tanıyormusunuz diye yeni gelen hanıma soruyor.Çağrılıp gelen hanımefendi isimleri sayılanları tanıdığını,sorduklarımın bazılarının öldüklerini,niçin sorduğumuzu ve Ali İhsan beni mevzu ederek burada oturduğumuzu,babamın müfettiş,annemin,benim telefonla tüm bunları duyarak telefonda Ali İhsana Fatma belirtmemle,Ali İhsan Kozan'da 50 yıldır görmediğim komşularımla yaşadığım sokağıma girerek,bana o sokaklarda geçmiş anılarımı yaşattı.Hatıralarım ve Kozan'da geçen o güzel yıllarım gözümde canlandı,kaleden sıralıf taraflarını ve dağlarını yine seyreyler gibi gözümde canlandırdım.Bu kentte yaşadığım yıllarda sıklıkla kaleye çıkar gökyüzündeki bulutların arasına karışmak gibi duyguları yaşardım.Ortaokul tarafına,İstiklal İlkokuluma yine bu konuşmalarla birlikte hayali kalenin tepelerinden taa Anavarzalara kadar bir göz seyri yaptım.Teşekkürler ederim değerli dostum Ali İhsan Kütükoğlu beni çocukluk hatıralarıma götürdün.15/Mart-2021 Pazartesi Şerafettin Sorkun/Anamur'dan  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...