Ana içeriğe atla

KOZAN'da HOP ve Ergun İZGİ


          Evet Kozan'da HOP (Kentte deresi ve dut ağaçlarının olduğu kırsal). Burası Kozan'ın Tavşantepe denilen mevkiisinin devamında Kozan-Kadirli yolunun paralelinde devam eder dere yatağı gibi bir yer.Bu dere yatağının kenarında dut ağaçları var.Bana göre dut meyve olarak doyumsuz delisi olduğum her yaz sabırla ermelerini beklediğim bir tutku.Elma,armut,kayısı ve bir sürü meyve nasıl meyve olarak ad almışsa dut'ta değişik farklı yemesi doyumsuz bir meyve.Ergun İzgi (İstiklal İlkokulu KOZAN/sınıf arkadaşım) Kozan her aklıma gelişinde,Ergun kara gözleriyle usumda canlanıverir.Onun beğeneceğiniz çok yönü vardır.Olayları katışıksız,olduğu gibi anlatır.Benim HOP'ta anılara dönüşmüş çok zamanlarım geçmiştir.Oraya her gidişimde,kuyruklu kablumbağaların,tepece yüksek yerlerden aşağıdaki dereye sarkat gibi kafamı uzatıp bakışlarımda,güneşlenmek için çıktıkları kayalardan suya saklanmak için kaçışmalarıda unutamadığım anılarım arasında yer tutarlar.HOP'un aşağısında portakal bahçeleri vardır.Zaten bu kent; cennetin yeryüzündeki diğer bir yansımasıdır.O tepelerden keyifle görkemli ve heybetli Kozan kalesinide seyredebilir,onun güzelliğiyle bir hayal alemine dalar gidersiniz.Yalnız başına büyükçe bir dağ.Koca dağın üzerine,o dönem sulta krallık sürdüren medeniyetlerin inşaa ettikleri Kozan kalesi,gerçektende muhteşemliğiyle Kozan'a gelenlerin çokca işgallerine uğrayan bir ziyaret yeridir.Ergun'un diğer unutamayacağınız özelliklerinden biriside kara gözlerinin devamlı taa içlerine kadar tebessümler saçar olmasıdır.Çok tenkit eder ama kimselere kin gütmez, "Bulunur bir çare" der, kendisinide, karşısındakinide rahatlatır ve hayatı asla negatif algılamaz.Bana HOP'ta geçen bir anısını whatsaptan göndermiş aşağıya alıyorum.
    "Bende  sana bir Kozan manzaraları göndereyim diye başlayıp resimler atmış ve anlatımı aşağıda devam ediyor"                                                                 Kozan ortaokulunun doğusunda HOP denen bir çeşme var.Derede çimer ordada duş yapardık (Çocukluk yıllarında). Karşısında biraz yüksekte (2.Tavşantepe eteğinde) Süt köşkü denen bir çeşme daha var.Komşuların eşeklerini sulamaya götürürdük.Bir gün böyle bir sulama görevi yaparken benim bindiğim eşek dişi imiş.2 erkek eşek anırarak saldırdılar.Benim bindiğim dişi eşek hem kaçıyor hemde arka ayaklarıyla kendisini kovalayan erkek eşeklere çifteler atıyor onlardan kurtulmaya çalışıyor.Bu kovalamacadan daha fazla dengemi sağlayamayarak düştüm ve kolum kırıldı.Ondan sonra Süt köşkü çeşmesine eşek sulamaya gitme işi son buldu.Bunlar Kozan'da bizim oturduğumuz evin güneyinde birde kuzey doğumuzda Akpınar vardı.Benim ve senin çocukluğumuzun geçtiği yerleri belkide hatırlıyorsundur.Bende çok gidemez (Kozan'a) oldum.Şu kötü günler geçsin beraber gideriz inşallah.Selamlar demiş ve yazıtı bitirmiş.                     Ergun'un bu anlatımına çok güldüm ve aklıma geldikçe halâ gülerim.Kozan'da her toprağının her cm.sinde ayağımızın değmediği yer yoktu.Anavarza kalesinemi gitmedik,horzum yaylasınamı çıkmadık.Hey gidi güzel günler hey.Evvellerde,çok çok seneler önce,okullar tatil olup,yaz tatillerinde köye ziyaret için gittiğimde,bir eşek anırması duyar, onu dinlerken mest olurdum.Şimdilerde o sesler duyulmaz oldu,zaman değişti şehirlere göçlerimizle birlikte tutunduğumuz bu hayvanları ihtiyaç duyulmayıp hayatlarımızdan çıkardık.Hayır bu hayvanlar, nankör biz insanlar tarafından yok edildiler.Ergun dişi bir eşek üzerinde ve kırsalda su doldurmaya yahut hayvanları sulamaya gidiyor doğanın değişmez olası bir kuralı kırsaldaki diğer erkek eşeklerin dişi  eşeği görme ve kokusunu hissetmeleriyle bindiği eşeğe aşk için saldırıya geçmeleri üzerine eşekten düşüp kolunu kırılmasına neden oluyor.O yıllarda hayvan cinsinin yaşadığı aşklar bile aldığımız örf adet ve geleneklerden dolayı ayıp,utanç duyulacak gibi gelirdi.Zaman içinde aldığımız kültürler izlediğimiz belgeseller onların hayatlarının devam etmesi açısından gayet doğal olduğu gerçeğini öğretti.Aşk tüm mahlukatta vardır ve Dünya'nın en önemli olmazsa olmazlarındandır.İnsanı cehalet körertip, dar alanlara itiyormuş.Ergun'un HOP dediği derede yıkanıp, çeşmede arı duru temizlenirdim diye yazması o derenin yağışlarla yağmurların şiddetli olduğu bahar aylarında çamurları bu dereye akıttığından kirli gibi görünmesindendir.Biz çocuklar hepten Kozan'ın ılıman ikliminden olsa gerek, baharın gelmesi, güneşin azıcık ısıtmasıyla, kendimizi derelerin sularına, çamurlu ve duruluğuna aldırmadan, coşkularla, cıs cıbıldak bırakıvermelerimiz, belkide özgürlük ve sorumsuzluk denilen başkaldırıların, içimizde ruhlarımızı dinginleştiren tatminleriydi.Yıkandığı çeşmelerde, o yıllarda yağışların çokluğuyla, suları gürül gürül akan çeşmenin önüne, insanlar tarafından, hayvanların su içmesi için yapılan hatıllar olduğundan, bu hatılların akan sularla dolmasıyla, biz çocuklarca yıkanma ve serinleme işi o hatıllarda batıp çıkılarak yapılır,bunlardan da tarifsiz hazlar alınırdı.Belki de biz derelerde çimiyor, bu derelerin yağmur sularıyla çamura dönüşmüş kirliliğinden arınmak için, çeşmelerin sularla doldurduğu hatıllara girerek burada yunup temizlendiğimizi, pırıl pırıl kaldığımızı sanıyorduk.Kozan'da HOP'ta geçen zamanların keyfine ve tadına doyum olmazdı.Halâ orada çoçukluğumda yediğim dutlar dün gibi hiç silinmemecesine hatıramda ve benle yaşamakta.Ergun ve diğer bazı arkadaşlarım işleri ve çocuklarının gelecekleri açısından Adana'ya veya başka yerlere dağılmışlar.Ergun emekli olunca Adana'nın kırsalındayken gelen imar değişiklikleriyle yeni mahalle olmuş, Kozan yolu güzergahına yakın bir beldeye, çok güzel bir mekan yapmış.Bana resimlerine whatsaptan göndermiş.Resim görsellerini çok beğendim.Ağaçlarıyla,evlerle sıkıştırılmışlıktan ziyade manzarasıyla harika bir görüntü.Eşi Nihal hanımla burada duttur çilektir salatalıktır biberdir akla gelebilen her tür meyve ve sebzeleri yetiştiriyorlarmış.Bu sene mutfak tarafından 20-25 m2.lik, dışarıya bağlantılı bir veranda yapmışlar.Resimlerden gördüm ve beğendim.Kendisinin kara kara gözleri gibi kara kara gözlü torunları var.Ergun'a  benzeyen bu afacanların da resimlerini yollamış.Bu mekanlarında  mutluluklarına mutluluklar katıyorlar.Bizler doğadan kopamıyor, kent yaşamına pek adapta olamıyoruz.Ayağımıza hemen evden dışarı çıkışımızla asfalt değil toprak değmeli,yemyeşil ağaçlar gözlerimize çalmalı,kuş sesleri kulaklarımızda yankılanmalı.Sevgiler değerli dostum.Evet söylediğin gibi bu sevimsiz günler bir gün bitecek Kozan'a birlikte gidip HOP'u yeniden keşfedip güzelliklerini yaşayacağız.7/Ocak-2021  Şerafettin Sorkun/Anamur'dan
                      Kozan'da Hop Çeşmesi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...