Ana içeriğe atla

UMUT


   Garip fukara ülkemin başında devamlı kara bulutlar kol geziyor.İnsan hayatının önem verilmediği hiçe sayıldığı tek ülke vatandaşı sanırım sadece benim ülkemin vatandaşlarıdır.Çalan çırpan hırsızlıklarla bir şeyler edinenler farklı.Onları katmıyorum,onlar devamlı servetleri yüzünden itibar görüyorlar,kapitalizmde parayı nasıl ve ne şekil kazandığınızın hiç bir önemi yok,yeterki paranız olsun.Günlerdir yazılı ve görsel medyada şöyle başarılı olduk,böyle başarılı olduk gibi 15/Temmuz kalkışmasının değerlendirmeleri yapılıyor.Ağzı olanda bol keseden konuşuyor olmayanda.Olmayan nasıl konuşur diye aklınıza gelebilir,gözleriyle bakarak uyguladığı bu şekil kunuşma uslubüyle hiç durmamacasına konuşuyor.Zamanında din sahtekarı fetö-metö destekçileri bile bir zamanlarki muhterem zat Allahımızın bize virdiği en büyük değer dedikleri,bu şekil niteledikleri fetöyü yerden yere vurup,onun aleyhinde konuşuyorlar.Tamam başarılı olduk ama ülkenin içerisinde devamlı hiç durmamacasına insan öldüren kişi ve kişilere bir türlü engel olabilme durumu yok.Orasını sormayın biz derin devletiz,derin devlette önemli sayılan ve görülen bazı meseleler halledilmiştir,bunları araştırmanın ve sorgulamanın devleti yıpratacağı ve zarar göreceği,itibar kaybettireceği bu da haliyle düşmanlarımıza fırsat yarattıracağından fazla sorgu sualler etmeye,yoğurt yiyeni araştırmaya gerek yoktur.Hangi siyasi parti gelirse gelsin bunların üzerine gidememiş ve bu gizli üzeri örtülü meseleleri halledebilmiş değiliz.13-14 yaşlarında canlı bomba olarak o kadar kişiyi katleden şahsın en ufak istihbarat bilgisi MİT tarafından alınmış değil.Bomba kurulu düzenekle patlatılıyor,bu kişinin yanındaki bir başka kişi ise rahat bir şekilde o kadar kalabalağın arasından kaçabiliyor.Kafalarda bir sürü soru işaret..Ordu ilimizde PKK li teröristler güvenlik güçlerine taciz ateşinde bulunuyorlar sonra her nasıl olmuşsa kırsalda yakalanmadan hiç bir iz bırakmadan kayboluyorlar.Soru işareti.Daha evvel yüzlerini maskeleyip İstanbul'un göbeğinde düzenekleri infilak edecek bombaya dönüştürülen piknik tüpleriyle ve molotof koteylilerle kamu malı olan belediye otobüslerine saldırıda bulunuyorlar her nasılsa yakalanmadan sokaklara kaçarak izlerini kaybettiriyorlar.Soru işareti.Dünya da hazırlanma ve diğer türlü savaş,muharebe açısından 1 numara olarak değerlendirilen Türk Ordusunu bir kaç saat içerisinde dize getirip ihtilal heveslerini kursaklarında bırakan ve köprüde bir araya nasıl haberleşilerek gelinmiş,ihtilalci askerler boyunlarından ülkeye zararlı oldukları tespit edilerek bıh bıh kesilmiş ve ihtilal başarılı bir şekilde durdurulmuş,yok edilmişse gel ve lakin bu kahraman halk her nasılsa bir kaç teröristi yok edemiyor?Çokmu zor bu?hayır hiçte zor değil ama bir Urfa türküsünün söylenildiğinde olduğu gibi yine dünya aynı hamam aynı tas.14 yıldır ülkenin başında olan bu siyasi yapı,her tür sorunu çözeceğim üstesinden geleceğim diye bas bas bağırmasına rağmen vatandaşa yarınları üzerinde bir gelecek umudu veremiyor.Sadece bir tek kişiye kadro ayarlamak telaşesi içinde.Bütün meclisi mübayanı yani kendilerini bile yok edip fesih etme yetkisine sahip olacak bu birtek kişinin,bu değerli zati muhteremin kadrosu derdinde.Bu kadro verilirse kasıla kasıla bir kasaba gir say sayabildiğin kadar,biftek,bonfile canım istersen komple kasabı götür hemen cebinden hiç para eksilmemecesine rahatlara erişeceğin bir durum yaşayacaksın.Arabana yakıtmı alacaksın bu şekil sarfiyatında kasaptaki gibi.Öyle 30-tl.lik,50 tl.likyakıt koy kardeşim sorunlarına takılı kalmıyorsun tüm bu sorunlar hepten yok oluyor.Alışveriş merkezlerine git kap 3-4 alışveriş arabası doldur doldurabildiğin kadar.Çık sokaklara görecek ve şahit olacaksınki herkesimden tekmil insanlar sokaklarda gülümser vaziyetteler,bir tek ferdin bile suratı asık değil.Yani ve yani vatandaş bu tek adam yetki ve selahiyetleriyle çok mutlu,huzurlu,sokaklarda ağzı kulaklarında kıç atacak.Velhasılı asabı bozuk bir tek insana artık rastlamayacağız.Birbirimize rastladığımız zamanlar tanıdık tanımadık çok uyku uyumaktan,yan gelip yatmaktan aaa yüzünde cirge var gibi hatırlatmalar yapıp birbirlerimizin mendillerle yüz gözlerini silme meşakketlerinin haricinde zor müşkül bir vaziyetler yaşamayacağız.Mutluluktan havaii fişeklerin,çocukların oyun oynarlarken patlattıkları maytapların haricinde patlama vs.durumlar ne görecez nede yaşayacağız.Umut fakirin ekmeğidir derler.Benim yaşlardakiler çok iyi bilirler Türk sinemasının efsanesi Yılmaz Güney'in bir umut filmi vardı.Ödül üzerine ödüller aldı.Hakikatende Sinema efsanesi Yılmaz Güney Arabacı Cabbarın dramını çok güzel anlatmıştı.Beğeniyle izlemiştim o yıllarda.Bu umut'u biliyorum.Birde sinemanın güzeller güzeli büyük küçük herkeslerin gönüllerinde taht kuran,yüzünün her ifadesinde oynadığı filmlerinde çok derin doğal anlamlar olan gülünce yakışan ağlayınca yüz ifadesiyle yaşadığı durumu seyirciye en iyi yansıtıp sinema seyircisinide ağlatan Selma Güneri'miz vardı.Sinemanın karagözlü esmer kuzu lakaplı masum yüzlü jönlerinden Yusuf Sezgin'le bir evlilik yaptı.Bu evlilikten doğan çocuklarının adı umuttur.Selma Güneri Yusuf Sezgin birlikteliklerinin umut'udur.Diğer bir şekilde bülbüler gibi şakıyan şarkıcımız Umut Akyürek'imiz vardır.Bizler artık gelmeyen umutlara bel bağlamak onları baharı bekleyen kumrular misali bekleyip durmak istemiyoruz.Ülkemize uzanan her tür kötü ellerin kırılmasını yok edilmesini istiyoruz.Gelsin bizim umutlarımızda bitsin artık bizim umutsuzluklarımızda.Çok değerli sağlam ciğerli iktidarın ortak partisi lideri nassılda bir bilişte bilip,güneş ve ay tutulması kadar önemli,iki dünyanın birleşmesi kadar hassas bu durumu kavradıda bizleride aymazlıktan kurtarıp ayıktırdı.Seçelim şu zati muhteremi başkanların başkanı hepten yaşamımızda musmutlu günler görerekten başka umutlara bel bağlamayaraktan başkanımız sayesinde kurtulalım.Her ana doğuramaz adamda yuvak taşı sanat görüntüsünde bir şahaserlik var.Muhterem yahu muhterem,hele bu iş bir bitsin neymiş başkanlık ondan sonra halifelik.Gerçek dinime kavuşacağım diye ağzımdan sular akarak beklemekteyim.Dinimiz kurtulacak artık bir umudum var.31/Aralık-2016 Şerafettin Sorkun/Konya!dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...