Ana içeriğe atla

AKILLI VARLIK BİZ İNSANLAR

 

         
Kırsallarda ayaklarına kelepçeler veya boyunlarına ipler takılarak uzunca bir zincirle, zincir yoksa iple, demir bir kazıkla bağlantılı hale getirilen, alalede düzeneği, hepimiz köy çocukları olarak biliriz. Hayvanlarının gözlerinin önünde kontrollü amaclı yayılmaları düşünülen bu kazığın çayırlık bir alana çakılıp, bu çayırlarda sıcağın böğründe akşama kadar otladığına rastlayanlarımız çok olmuştur. Bu hayvanlar oralarda yayılırlarken bölgelerini terk etmeyecekler, doğanın baharla birlikte sunmuş olduğu otlaklarda sahiplerine yük olmadan karınlarını o hak görülen alanda doyuracaklardır. Akşam olmasına yakın da sahipleri o çaktıkları, alana bıraktıkları yerden kazığı sökerek, hayvanı evinin olduğu yerde süt veren hayvansa sütünü sağıp damında ve ahırında kapamaya alacaktır. Hayvanlar bu kapanmaları, dışarda bu kazıklar çakılarak beklemeye alındıklarını biliyorlarmıdır acaba? Belgesellerde bakıp görüyoruz. Bazı hayvanlar bulundukları vahşi ortamda güdüden ziyade akılcıl davranışlar sergileyebiliyorlar. Alaca kargaların çok akıllı oldukları, bazı öteberileri hatta kadınların farkındalıklı farkındalıksız (Daha çok eski zamanlarda evlerde çeşme sularının olmadığı evrelerde dışardaki akar sularda çamaşırlar yıkarlarken) kullandıkları takılarını bir yerlere çıkarıp bıraktıkları ve burada bu takıları unututtukları zaman geriye dönüp bu takıları bulamadıklarında bir başkasının takılarını aldığı düşünceleri zannına kapılıp üzüntü duyduklarını ama bu mevzuu kargaların o mahaldeki en uzun daha çok kavak ağaçlarındaki yuvalarına takıları alıp götürdüklerini, kavakların günler sonra bir amaca uygun kullanılmak için kesildiklerinde, daha evvel kaybolan takıların bu kuşların yuvalarında çıktığı çok olmuş, bu şekil örneklemelere çok rastlanılmıştır. Ağzına aldığı nerden temin etmişse büyükçe bir ekmek parçasını göl kıyısına götürüp, göldeki balıkları karga balık besliyor düşüncesini taşıyan bir meraklının bu görüntüyü cep telefonuna kaydederken, göldeki balıkların ekmeğe doğru yönlenip karganın bu sunusuyla karınlarını doyurmaya başladıkları esneda, kara karganın balıkların bir hatasıyla, onlardan birini yakalayıp, orada hemen yakaladığı balıkla karnını doyurması görüntüyü alan kişinin sosyal medyada paylaışımıylada, viral olmuş, izleyenlerde hayretler uyandırmıştır.Bir karganın ekmekle gölden canlı balık avlaması akıllara durgunluk verecek, şaşılacak, hayretler edilecek büyük bir olaydır. Demekki hayvanlar; öyle akılsız varlıklar olmayıp, biz insanların götürüp kesmelerinden tutunda, eziyetlerine, dayak atmalarına, bir yerlere kapayıp bağlamalarına, demir kazıklarla kontrole aldıklarına kadar her şeylerden haberdarlar. Durum gösteriyorki yer kürede akıllı varlık insanların virüsten dolayı bu kapanmalarla ilerde devam edecek yaşantılarında çok büyük değişiklikler olacak. Kimse karnını doyuramayacak kadar akılsız değil. Yine kimse kazancını bir sömürücüye kaptıracak kadarda enayi hiç değil. Evren tüm canlılarıyla bir denge, hepside bir amaca yönelik tamamlayıcıcılardır. Tamamlayıcılığı bozan sadece ve sadece sömürücü biz insanlarız...7/Mayıs-2020 Şerafettin Sorkun/Konya'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...