Ana içeriğe atla

HAYAT SEVİNCE GÜZEL


    Bazı şeyleri fazla kurcalamamak gerekir ve bilhassa hayatı.Sağlığınız yerindeyse olur olmaz şeylere öteye beriye şuna buna kafayı takmanın gereği yoktur.Doya doya küçük şeylerden mutlu olmayı bilmeyi ve bilmeye kendinizi zorunlu kılarmalıyız.Yaşamdan zevk almayı bilmek ve düşünmek çok önemlidir.Gezegeni fethetmeye hiç gerek.Bulunduğunuz yerin gezegenin en önemli yeri olduğuna kani gelin ve buna inanın.Göreceksiniz çok mutlu olduğunuzu hissedeceksiniz.Duvar
da asılı duran bir saati düşünün.Bu kurulu alet eğer canı olsaydı insanlığa ne kadar büyük bir hizmet yaptığı anlayışını ön plana alaraktan bundan mutluluk duyabilirmiydi?Elbette hayır.Gün boyu rakamların üzerinden atlayarak insanlara çok önemli bir hizmet anlayışında olmanın kendine göre eğer canlı olsaydı mahkumiyet olduğu kanısıyla bundan zevk alamazdı.Her şey yaşayan canlıların istekleri doğrultusunda geçen günle birlikte gelişmeler gösteriyor.Örneğin,mevsimler.Mevsimler bir döngünün devam eden işleyişiyle bizlere hayat veriyorlar.Onlar olmasa sabit yerlerinde dursalardı sanırım yaşam olmazdı.Ne tarlalar ekilebilip oralardan kaldıracağımız ürünlerle karnımızı doyurabilir,nede gökyüzünden döngünün yaşam faaliyetine en büyük katkısı olan bir tek damla yağmur düşerdi.Ve biz bu mevsimlerle kendimize göre duygusallıklara varan etkilenmeleride hatıralarımızda canlandıraraktan şiirler yazabilip,şarkılar besteleyip söyleyerekten,yaşamımıza maneviyatlarımızı güçlendirerek anlamlar katabiliyoruz.Elbette hüzünlerimiz acılarımız mutluluk ve seviçlerimiz bu hayatın içinde olacak ama 3 ü 5 i kurcalamadan hayattan ve yaşamdan zevk almanın gereğini ve bilincini bilmemiz bizi hayata karşı dirençli kılacaktır.Bir gün başlarken yeni güne hesaplar yaparak adım atarız.Gün biter,gün bitimi tüm yorgunluğumuz üzerimizdedir.Bu yorgunluğumuzu gidermenin en güzel şekillerinden biride sevdiklerimizle bir araya gelerekten,günün tüm bu üzerimize bıraktığı yorgunluğu atmaktır.Bir kahvede oturup müzik eşliğinde kahve içmek,eşle dostla konuşup sohbetler etmek yahutta yürüyüş yapmak daha başka yorgunluk giderici etkenler olabilir.Evet siz siz olun ufak tefek şeylerin üzerinde durup yaşamı kendinize zehir etmeyin ve anlamsız hale getirecek şartlara zorlamayın.Bilinki hayat sevince güzel ve bir daha sevemeyecek kadarda kısa..18/Haziran-2024 Şerafettin Sorkun/İstanbul'dan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ZAFER YEĞENOĞLU

    Facebook' sayfalarında Kozan'da okuduğum İstiklal İlkokulundan sınıf arkadaşım Zafer Yeğenoğlu'nun yeğenlerinden biri olsa gerek,bir resim paylaşmış.Resmin sol tarafındaki Yeğenoğlu Sokak levhasını sokaktaki taş evlerden birinin duvarının üzerinde görünce duygulandım.O taş ev,bizim Kozan'daki Arslanpaşa mahallesinden İstiklal İlkokulumuza giderken İnkilap İlkokulu sokak girişinin olduğu caddeden geçip,biraz ötedeki Kozan Halk Kahramanı Gizzik Duran efsanesinin evlerinin beri tarafından Zafer'lerin evlerinin önünden yukarılara kadar devam ederek Kozan'ın ana caddesi olan ve bu ana caddenin üstündeki Kozan'ın büyük ulu camisine kadar ilişirdi.İnkilap ilkokulu sokağından bu sokağa girişinizle biraz ilerde bir sokak daha sapardınız,bu sapılan sokakta,bizi sokak bitmeden sınıf arkadaşlarımızdan Faik Öztürk'lerin evlerinide geçtikten sonra İstiklal İlkokulumuzun kapısına getirirdi.Sabahleyin okul kapısından girer zilin çalmasıyla okul önüne dizilir genç y...

KANSER

  KANSER... KANSER... KANSER!!!!!!!!!!!!( Lütfen okuyunuz))) 2018 yılında Amerika ve Japonya’dan iki bilim adamı, “immüno-onkoloji” olarak adlandırılan yeni bir onkoloji tedavi yöntemi için tıpta Nobel Ödülü aldılar. Bu, yakın bir gelecekte korkunç kanser hastalığının, evde nezle gibi tedavi edilebileceği anlamına geliyor! Bu, bir zamanlar tedavi edilemeyen ve bir çok kişinin korkunç acılar içinde ölümüne sebep olan iskorbüt hastalığı gibidir. İskorbüt tedavi edilemiyordu ve her hangi bir ilacı yoktu, ancak daha sonra , bu hastalığa C vitamini eksikliğinin yol açtığı ortaya çıkmıştı. Bugün iskorbüt hastalığına hiç kimse yakalanmıyor. Öyle görünüyor ki, korkunç ve ölümcül bir hastalık olan “kanseri” de aynı kader bekliyor. Bunun nedeni, işlenmiş gıdaların kullanımı ve vitamin eksikliğidir. İnsanların bunu önceden bildiği, fakat kar etme tutkusundan dolayı sessiz kaldığı düşünülünce dehşete kapılmamak mümkün değil. Bugün aldığım bilgiye karşı farklı tutum gösterilebilir, ancak ben sa...

AİLE ORMANLARI

    İmkanları dahilinde Babamın sağlığında devam eden hayatta bazı hususlarda yaptıkları ve yapacaklarını hem anlatımlarında ve hemde eylemlerinde dinlemiş ve görmüşümdür.Onun köy öğretmenliğine ben doğduğum Bozkır Kayacık köyünde çok küçük yaşlardayken şahit oldum.Ben doğmadan evvel Karaman'ın Dağdurayda köyüne ilk ataması olmuş sonra kazamız Bozkır'a bağlı Akkise kasabasına gelinmiş.Ecdatımız bizlerin olmadığı bir neslin evveli olarak ülke topraklarımızda  çalışmışlar,çalışmayı görev anlayışı ve bilincini bir mecburiyet olarak görmüşler bizlere borçsuz harçsız yaşayacağımız güzel bir ülke toprakları bırakmışlardır.Şimdiki nesil bu çalışmaların ürünlerini çok rahat yiyor hemde ağzından burnundan gelesiye kadar yemekte.Umarım ilerdeki kuşak borcuna sadık olurda şimdi yiyen bu kesimin borçlarını itiraz etmeden kapatır yada ülkeyi satıp köleliği seçer.Babam milli eğitimden emekli olduktan sonrada boş durmamış kooperatifler kurmuş,vatandaşları ev sahibi yapmış ve en önemlisi...